20 Mayıs 2019 Pazartesi Saat 10:45
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Of'ta bir yıldız kaydı, Kötüler kazandı gene, Meyve veren ağacı kuruttular iyiler sahip çıkamadı
30 Mart 2019 Cumartesi Saat 02:00
Ahmet Temel Bulut hak ve hukuka saygılı ibadet niyetiyle yaptığı muhtarlık görevine son verdi bu seçim aday olmadı.

Neden mi tekrar aday değilim? 

Bu Tahir hiç kimseye asla boyun bükmedi 
Muhtarlıktan apartman, konak, saray dikmedi
Mahallemle arama öyle zincir çektim ki;
Bizans bile Haliç'e böyle zincir çekmedi...

Daha önce "neden aday oldum" diye yazı paylaşmıştım.
Şimdi de neden olmadığımı yazayım: 
Hani bir hadis var "üç durumda insanın amel defteri kapanmaz".
1. Hayırlı ve topluma yararlı evlat yetiştiren.
2. Faydalı ilimler ışığında talebe yetiştiren.
3. Topluma yararlı eser veya eserler bırakanlar(Bu eserlerin faydası sürdükçe yapan veya yaptıranın amel defteri kapanmaz). 
Biz de o düşünceyle yola çıkarak muhtarlığa soyunduk.
Gördük ki öte dünyayı düşünen yok; yedisinden yetmişine insanlar günlük çıkarlar peşinde.
Bir de istedik çevremizdeki insanları geçmişten gelen kin ve nefret duygularıyla ayrıştırmışlar, onları barıştırıp kaynaştıralım.
Bölmek kolay bütünleştirmek zordur.
Nasıl mı? Çıkar fesadın biri eski yaraları kaşır, zaten cahil olan insanların şövenist ruhunu ortaya çıkararak insanları "akrabacılık" adına birbirine düşman eder. Bunu niçin mi yapar? Düşman ettiği bir grubu peşine takıp oylarını almak için. "Sen falanca oğlusun, biliyormusun falanca oğlu senin dedene ne yapmıştır gelin birlik olup bu seçimde onlara öyle bir şamar atalım ki dedelerimizin mezarda kemikleri rahat etsin.!" diyerek kendisine taraftar toplar. Bu durum bizim oralarda "Akrabacılık" kavramı altında çoğu yerde işlenir ki, yanlış bilgidir: 
Akrabalık kavramı yörede farklı anlamda kullanılıyor. Hısım-akraba kız alıp verilen, dolayısıyla kadınlar nedeniyle kurulan bağdır.
Aynı soyadı taşıyan kişiler akraba değil sülaledir. 
Şimdi soruyorum: Kız alıp verme dolayısı ile bizim oralarda hısım-akraba olmayan insan var mıdır? 
Bence hepimiz birbirimize dolaylı yollardan akrabayız; biraz eşelerseniz ortaya çıkar.
Gelelim 5 yıllık icraatıma; 5 yıl içinde iddia ediyorum Cumhuriyet kurulandan muhtarlık dönemimin başlangıcına kadar devlet eliyle yapılan yardım ve yatırımların toplamından fazla yatırım getirmişim.
"Devlet eliyle diyorum"; insanların imece usulüyle para toplayıp yaptıkları hizmetleri hesaba katmıyorum.
Fakat ne yazık ki, su projesi uygulattım daha iş başlamadan "akmaz" dediler.
Yol yaptım çalışmaz dediler.
Bir mahallenin elektrik hatlarını yeniledim, köy trafosunu mahallenin orta yerine koydum ki, enerji kaybı olup voltaj düşmesin. Trafoya hat çekmek için direk yeri vermediler; Üstelik beni dirayetsizlik ile Suçladılar. Hadi ben dirayetsiz idim, sn kaymakam da dirayetsiz mi idi ki, yedi kez bu iş için toplanmamıza rağmen işi halledemeyip trafoyu geri yollamak zorunda kaldık.
73km. Yol ağım var diyebilir mi kimse "Yol bir gün kapalıydı, çayımı veya yükümü alamadım.
Beni istemeyenler rahat etsin diye aday olmadım; inşallah gelecek olan beni atlatmayıp o yolları 1 gün kapalı saklamaz.
Fiziki hizmetlerimin yanı sıra sosyal hizmetlerde bulunup fakirin ve fakir öğrencinin daim yanında oldum.
İşi düşenin işini savsaklamadım, elimden gelen gayreti gösterdim.
Kim yanıma gelip; “benim falanca işim var, bu iş için filana gideceğiz" dedi de gitmedim.
İşte bu hizmetinde bulunduğum insanlar benden kendilerine tekrar hizmet etmek için yalvarmamı istediler.
O kadar onursuz muyum ki; "ben sana eşek olmaya namzet im, ne olur beni kendine eşek et.!" Diyeceğim.
Şahsım maddi zarardan başka ne elde ettim bu işten.? 
Yaptıklarımın Manevi yönünü ise Allah'a bırakıyorum; nasılsa onu Yüce Mevla biliyor. 
Bunlar mahallemin içiyle olan hikâyenin bir küçük kesiti.
Bir de temsil yeteneğim var ki, onu da limitsiz ortaya koydum; 2 sefer Of muhtarlar derneği başkanlığına oy birliği ile seçildim. 
Ekside aldığım derneğin şimdi mülkü kendisine ait bir ofisi var. Dönüşecek kadar parası var.
Bunları yaparken de derneğin yapması gereken faaliyetlerin hepsini noksansız yerine getirdim.
1 yıl daha başkanlık görevim var lakin bu seçimden sonra hemen istifa edip siyasi açmazdan kurtulacağım.
Devletin en zirvesi dâhil her türlü makam-mevkie mahallemin sorunların önce insan gibi ve edep dâhilinde anlatıp hak aradım. Taleplerim gerçekleşmeyince gerekli tepkiyi adap çerçevesinde vermekten de geri durmadım. 
Her zaman her yerde olduğu gibi Of'un çarşısında da başım dik gezdim ve mahallelinin de dik gezmesini sağladım.
Muhtar olmadan önce takriben 10 yıla yakın sosyal çevremi kullanarak Kuran kurslarına nakit akışını sağladım.
Şimdi gidin mahalleme sorun; "bizim ondan çok büyük beklentilerimiz vardı; beklentilerin yanında bir şey yaptığı Yok derler.
Desinler, inşallah beni aramazlar. 
Arasalar da bulamazlar artık ya alsınlar şimdi mahalleyi tepe tepe kullansınlar. 
Benden artık kimsenin herhangi talebi olmasın da.....
Bunları açık açık mahallem ve çevrem inşasına yazıyorum; Aşağı Saksonya halkına yazmıyorum; merak eden araştırsın.

Ve bir not; şairliğimle de dalga geçip; "O ne anlar muhtarlıktan sadece şiir yazmaktan anlar o da yarı buçuk" dediler.
Dediler de dediler. 
Yazacak çok şey var aslında lakin 4 saat sonra uçağım var ve benim gözlerim kapandı mı "açılmam" diyor.
Hadi hayırlısı

Eski muhtar 
Ahmet Temel Bulut 
(Tahir)

Bu yazı toplam 380 defa okundu.
 
Paylaş
İsmail AKSOY
Ömer İNAN (İMAMOĞLU)
Umarım Mavran'lılar H.Ömer Başkan'ın hikayesini aramazlar.
30 Mart 2019 Cumartesi Saat 05:21
GEREKLİ SAYFALAR
YAZARLAR
Reklamlar
Reklamlar
SİTE ANKET
Hayratta nüfus artışı olsunmu
Evet iyi olur
Fark etmez
Olmasın sıkıntı olur
Yatırımdan sonra olur
Geri Dönüş imkanı yok
Reklamlar