Numan Kurtulmuş Doğru tespitler yaptı, Politikacılar Muhalefetteyken ne güzel konuşuyor ve ne doğru tespitlerde bulunuyorlar, İktidara geldiklerinde hepsini unutuyorlar,
iktidar oldukları süre içinde Ankara'nın siyasi gerçeklerinin ayrı olduğunu öğreniyorlar. Politikacılar gelir geçer, Ankara'nın derin ağırlığı, gelen herkesi kendi potasına sokar, kendi gibi düşündürür.
Yapılacak olan sivil toplum örgütlerine gerektiği gibi sahip çıkalım, inisiyatifi yönetimin eline bırakmayalım, meclis dışı muhalefeti basın ve STK birlikteliği ile iktidardakilere hissettirelim.
Halk suskun olduğu müddetçe Ankaraya kimi gönderirseniz gönderin, değişen hiçbir şey olmayacaktır, sadece yöneticilerin isimleri değişmiş olacaktır.
HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Trabzon konuşması haberi:
"Şikenin Üstü Kapatılıyor" Halkın Sesi Partisi Trabzon Merkez ilçe kongresi dün Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.
Halkın Sesi Partisi Trabzon Merkez ilçe kongresi dün Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.
Kongreye "Şikenin Üstü Kapatılıyor" Halkın Sesi Partisi Trabzon Merkez ilçe kongresi dün Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.
Kongreye HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Genel Başkan Yardımcısı Şeref Malkoç, Trabzon Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Metin Kara, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Zeki Kavanoz, CHP Merkez İlçe Başkanı Turgay Güngör, diğer siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı. 1. Olağan Kongre’de tek liste ile seçime giden mevcut başkan Cemal Yıldız yeniden merkez ilçe başkanlığına seçilirken yaptığı açıklamada, “Bu güne kadar büyük bir mücadele ile çalıştık. Partimize birçok üye yaptık. Çok genç bir partiyiz. Sorumluluklarımızı biliyoruz. Bundan sonra iktidar olma yolunda da en iyi şekilde çalışarak partimizi hak ettiği yere getireceğiz” dedi. Merkez İlçe 1. olağan kongresine katılan HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş ise önemli mesajlar verdi. “Seçimlerde kimse bize kapısını kapatmadı” diyen Genel Başkan Kurtulmuş, “Sesimize kulak verdi ama ‘bir dahaki sefere’ dedi. Bir dahaki sefere diyenlerin artık bir mazereti kalmamıştır. Bir dahaki sefer artık başlamıştır. Üslup olarak doğru siyaset yapıyoruz. Kamplaştıran, ötekileştiren, kutuplaştıran, başkasıyla kavga üzerine siyaseti kurgulamıyoruz. Fikren doğru yerde duruyoruz. Artık kapalı kapılar ardında siyaset yapma dönemi bitmiştir. Siyaseti sahaya inerek yapmalıyız. Biz bize ulaşan bütün halka ulaşmalıyız. Yani biz belli bir kesimin partisi değiliz. Biz Türkiye’nin partisiyiz. Bize de belli bir kesim üye değildir. Türkiye bizim partimize potansiyel üyedir” dedi.
MİLLET DEĞİŞİMDEN YANA OLDUTürkiye’de millet hep statükonun karşısında gördüğü, değişimden yana olduğunu hissettiği, kendi sözünü ve taleplerini iktidara taşıyacağını zannettiği partiye oy vermiştir diyen Genel Başkan Numan Kurtulmuş, “Türkiye’de statükoyu iki kurum temsil ediyor. Birincisi siyasi statükoyu temsil eden CHP’dir. Diğeri de sivil ve asker elitlerin kanaatlerin yansıtan askeri vesayet sistemidir. Bu millet de her zaman kimi askeri vesayetin karşısında, kimi CHP’nin o eski klasik statükocu tavrının karşısında gördüyse ona oy vermiştir. Parantez açıyorum, inşallah CHP de o klasik statükocu tavırlarını terk eder, değişimci, reformcu parti haline gelir.
Türkiye’de ne yazık ki halkın oyuyla iktidar olan bu partiler, halkın diliyle iktidar oldular ama iktidara geldikten sonra devletin diliyle konuşmaya başladılar. Türk siyasi tarihinin bir numaralı problemi budur. Milletin diliyle iktidara gelip milletin diliyle iktidarda kalmak zorundayız. Milletin oylarıyla iktidar olduktan sonra iktidara gelip mankurtlaşmamak üzere siyasetimizi geliştirmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
DERSİM VE ŞİKE KONUSUDersim ve şike konusuna da değinen Kurtulmuş şunları söyledi; “Dersim konusu ne oldu? Çöp tenekesinde. Şike konusunun üzeri kapandı. Uludere tartışmaları kapandı. Fezleke de bir süre sonra tartışılmayacak. Temel meseleler, anayasa, Kürt, Alevi, başörtüsü meseleleri bir kenara bırakılıyor tartışıldıktan sonra. Bu meselelerden bir tanesi çözüldü diyebilir misiniz? Eskiden rafa koyuyorlardı, simdi çöp tenekesine atıyorlar. Şafak Pavey ayağındaki protezin kapatılmasıyla ilgili olarak pantolon da giyebilsin milletvekilleri diye iç tüzük değişikli hazırlandı. Ardından BDP’li milletvekili başörtülü ve kravatsız vekiller için de bir değişiklik önergesi verdi. Ama maalesef yıllardır başörtüsü üzerinden oy alan hem de istediği şeyi yapma kudretine sahip bir hükümet kırmızı boğa görmüş gibi geri kaçarak bu değişikliği geri çekti. İktidar partisine oy veren kalabalıkların en büyük beklentisi yeni bir Anayasanın yapılmasıdır. Bir kez olsun milletin istediği anayasayı yapmanın vakti gelmiştir. Bizim Anayasa Meclisi teklifimiz birkaç yıl içinde gerçekleşecektir. Ama öyle görünüyor ki dostlar alışverişte görsün misali bir kaç rötuş yaptıktan sonra ‘bu Anayasa’yı yaptık’ diye milletin önüne getirecekler. Gidişattan öyle anlaşılıyor. Büyük reform yapmak isteyen Anayasa’nın bütün maddelerini tartışmaya açar. Milletin mutabakat yapacağı bir Anayasa fikri söylüyorum; gelin rahmetli Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşı’nın 10 kıtasının tamamını Anayasa’nın dibacesi olarak koyun bütün millet mutabakat sağlasın. Orada Kurtuluş Savaşı’nın ruhu var, bağımsızlık var, milletin değerleri, anti emperyalizm var, insanı insan olarak kabul eden zihniyet var.”
DARBE KAYIĞINDA GİDİYORSUNUZ12 Eylül ve 28 Şubat sürecinden bahseden Kurtulmuş, “Sivil ve askeri yargıda niye hala çift başlılık var? YAŞ, Milli Savunma Bakanlığına bağlı bir istişare kurulu olur ve orada terfiler gündeme gelir. Bunlar yapılmadan kadro değişir, sistem değişmez. 12 Eylül ile hesaplaşıyoruz diyorlar. Allah razı olsun. 32 senedir bu memleketteki bütün iktidarlar 12 Eylül ile hesaplaşmaktan bahseder. Niye hesaplaşamazlar? 12 Eylül’ün 28 Şubat’ın kayığına binenler 12 Eylül ve 28 Şubat ila asla hesaplaşamazlar. Adam gelmiş 90 yaşına. Ben Tahsin Şahinkaya ile Kenan Paşa ile hesaplaşın demiyorum ki, 12 Eylül’ün sistemi hala niye duruyor? Anayasa, seçim yasası, sendikalar yasası, Meclis iç tüzüğü hala duruyor. Adamın kurduğu sistemin, yaptığı kayığın içinde oturuyorsunuz. O kayık sahil-i selamete gitmez. Önce kayığı değiştireceksiniz. 28 Şubat 12 Eylül’ün devamıdır. 28 Şubat’tan sonra da Derviş Fischer modelini de değiştireceksiniz. Alın terine, emeğe, üretime dayalı bir ekonomik süreç başlatacaksınız. 28 Şubat’ta bu kadar anlı şanlı olan Meral Akşener’e haber gönderip o kadına söyleyin İçişleri Bakanlığı’nın önünde kazığa oturtacağız diyen Çevik Bir Paşa nerde? 27 Mayıs muhtırasını yazan Yaşar Büyükanıt nerde? İlker Başbuğ Paşa bir sürecin içine girmiş. Hasan Iğsız’dan itibaren herkes Başbuğ’u göstermiş. Başbuğ da büyük ihtimalle Büyükanıt’ı gösterecek. Bunlar Türkiye’nin meselelerini çözmemek için yapılan tuluat tiyatrolarıdır” diye konuştu.
AKTÜTÜN’Ü ARAŞTIRIN“Aktütün meselesinden bu yana iktidar partisi için önemli dönem başlamıştır” diyen Kurtulmuş, “Aktütün’de katırların sırtında yüzlerce terörist geçti, Heron’lar haber vermedi. Niye Aktütün’ün üzerine gitmiyorsunuz? Kim soracak hesabı? Sokaktaki vatandaş değil, parlamento soracak, hükümet soracak. Başbakan kalktı ‘herkes tarafını seçsin’ dedi. Hatayı yapanlara toz kondurtmadı. Uludere’deki büyük bir insanlık ayıbıdır. 34 yurttaşımız maalesef göz göre göre öldü. Neresini düzeltseniz mümkün olmayan bir olay. Devlet halkından yana olacaksa bu tür meselelerin hesabını sormak zorundadır. Kasıttır, ihmaldir veya kusurdur. Kasıttır demiyoruz. Ama açık bir ihmal ve kusur olduğu aşikardır. İktidar ve muhalefet partileri arasında bir pandomim yaşadık. Bu ülkede halk devletle düşman hale getirilmeye çalışıldı” şeklinde konuştu.
Genel Başkan Yardımcısı Şeref Malkoç, Trabzon Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Metin Kara, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Zeki Kavanoz, CHP Merkez İlçe Başkanı Turgay Güngör, diğer siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı. 1. Olağan Kongre’de tek liste ile seçime giden mevcut başkan Cemal Yıldız yeniden merkez ilçe başkanlığına seçilirken yaptığı açıklamada, “Bu güne kadar büyük bir mücadele ile çalıştık. Partimize birçok üye yaptık. Çok genç bir partiyiz. Sorumluluklarımızı biliyoruz. Bundan sonra iktidar olma yolunda da en iyi şekilde çalışarak partimizi hak ettiği yere getireceğiz” dedi. Merkez İlçe 1. olağan kongresine katılan HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş ise önemli mesajlar verdi. “Seçimlerde kimse bize kapısını kapatmadı” diyen Genel Başkan Kurtulmuş, “Sesimize kulak verdi ama ‘bir dahaki sefere’ dedi. Bir dahaki sefere diyenlerin artık bir mazereti kalmamıştır. Bir dahaki sefer artık başlamıştır. Üslup olarak doğru siyaset yapıyoruz. Kamplaştıran, ötekileştiren, kutuplaştıran, başkasıyla kavga üzerine siyaseti kurgulamıyoruz. Fikren doğru yerde duruyoruz. Artık kapalı kapılar ardında siyaset yapma dönemi bitmiştir. Siyaseti sahaya inerek yapmalıyız. Biz bize ulaşan bütün halka ulaşmalıyız. Yani biz belli bir kesimin partisi değiliz. Biz Türkiye’nin partisiyiz. Bize de belli bir kesim üye değildir. Türkiye bizim partimize potansiyel üyedir” dedi.
MİLLET DEĞİŞİMDEN YANA OLDUTürkiye’de millet hep statükonun karşısında gördüğü, değişimden yana olduğunu hissettiği, kendi sözünü ve taleplerini iktidara taşıyacağını zannettiği partiye oy vermiştir diyen Genel Başkan Numan Kurtulmuş, “Türkiye’de statükoyu iki kurum temsil ediyor. Birincisi siyasi statükoyu temsil eden CHP’dir. Diğeri de sivil ve asker elitlerin kanaatlerin yansıtan askeri vesayet sistemidir. Bu millet de her zaman kimi askeri vesayetin karşısında, kimi CHP’nin o eski klasik statükocu tavrının karşısında gördüyse ona oy vermiştir. Parantez açıyorum, inşallah CHP de o klasik statükocu tavırlarını terk eder, değişimci, reformcu parti haline gelir.
Türkiye’de ne yazık ki halkın oyuyla iktidar olan bu partiler, halkın diliyle iktidar oldular ama iktidara geldikten sonra devletin diliyle konuşmaya başladılar. Türk siyasi tarihinin bir numaralı problemi budur. Milletin diliyle iktidara gelip milletin diliyle iktidarda kalmak zorundayız. Milletin oylarıyla iktidar olduktan sonra iktidara gelip mankurtlaşmamak üzere siyasetimizi geliştirmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
DERSİM VE ŞİKE KONUSUDersim ve şike konusuna da değinen Kurtulmuş şunları söyledi; “Dersim konusu ne oldu? Çöp tenekesinde. Şike konusunun üzeri kapandı. Uludere tartışmaları kapandı. Fezleke de bir süre sonra tartışılmayacak. Temel meseleler, anayasa, Kürt, Alevi, başörtüsü meseleleri bir kenara bırakılıyor tartışıldıktan sonra. Bu meselelerden bir tanesi çözüldü diyebilir misiniz? Eskiden rafa koyuyorlardı, simdi çöp tenekesine atıyorlar. Şafak Pavey ayağındaki protezin kapatılmasıyla ilgili olarak pantolon da giyebilsin milletvekilleri diye iç tüzük değişikli hazırlandı. Ardından BDP’li milletvekili başörtülü ve kravatsız vekiller için de bir değişiklik önergesi verdi. Ama maalesef yıllardır başörtüsü üzerinden oy alan hem de istediği şeyi yapma kudretine sahip bir hükümet kırmızı boğa görmüş gibi geri kaçarak bu değişikliği geri çekti. İktidar partisine oy veren kalabalıkların en büyük beklentisi yeni bir Anayasanın yapılmasıdır. Bir kez olsun milletin istediği anayasayı yapmanın vakti gelmiştir. Bizim Anayasa Meclisi teklifimiz birkaç yıl içinde gerçekleşecektir. Ama öyle görünüyor ki dostlar alışverişte görsün misali bir kaç rötuş yaptıktan sonra ‘bu Anayasa’yı yaptık’ diye milletin önüne getirecekler. Gidişattan öyle anlaşılıyor. Büyük reform yapmak isteyen Anayasa’nın bütün maddelerini tartışmaya açar. Milletin mutabakat yapacağı bir Anayasa fikri söylüyorum; gelin rahmetli Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşı’nın 10 kıtasının tamamını Anayasa’nın dibacesi olarak koyun bütün millet mutabakat sağlasın. Orada Kurtuluş Savaşı’nın ruhu var, bağımsızlık var, milletin değerleri, anti emperyalizm var, insanı insan olarak kabul eden zihniyet var.”
DARBE KAYIĞINDA GİDİYORSUNUZ12 Eylül ve 28 Şubat sürecinden bahseden Kurtulmuş, “Sivil ve askeri yargıda niye hala çift başlılık var? YAŞ, Milli Savunma Bakanlığına bağlı bir istişare kurulu olur ve orada terfiler gündeme gelir. Bunlar yapılmadan kadro değişir, sistem değişmez. 12 Eylül ile hesaplaşıyoruz diyorlar. Allah razı olsun. 32 senedir bu memleketteki bütün iktidarlar 12 Eylül ile hesaplaşmaktan bahseder. Niye hesaplaşamazlar? 12 Eylül’ün 28 Şubat’ın kayığına binenler 12 Eylül ve 28 Şubat ila asla hesaplaşamazlar. Adam gelmiş 90 yaşına. Ben Tahsin Şahinkaya ile Kenan Paşa ile hesaplaşın demiyorum ki, 12 Eylül’ün sistemi hala niye duruyor? Anayasa, seçim yasası, sendikalar yasası, Meclis iç tüzüğü hala duruyor. Adamın kurduğu sistemin, yaptığı kayığın içinde oturuyorsunuz. O kayık sahil-i selamete gitmez. Önce kayığı değiştireceksiniz. 28 Şubat 12 Eylül’ün devamıdır. 28 Şubat’tan sonra da Derviş Fischer modelini de değiştireceksiniz. Alın terine, emeğe, üretime dayalı bir ekonomik süreç başlatacaksınız. 28 Şubat’ta bu kadar anlı şanlı olan Meral Akşener’e haber gönderip o kadına söyleyin İçişleri Bakanlığı’nın önünde kazığa oturtacağız diyen Çevik Bir Paşa nerde? 27 Mayıs muhtırasını yazan Yaşar Büyükanıt nerde? İlker Başbuğ Paşa bir sürecin içine girmiş. Hasan Iğsız’dan itibaren herkes Başbuğ’u göstermiş. Başbuğ da büyük ihtimalle Büyükanıt’ı gösterecek. Bunlar Türkiye’nin meselelerini çözmemek için yapılan tuluat tiyatrolarıdır” diye konuştu.
AKTÜTÜN’Ü ARAŞTIRIN“Aktütün meselesinden bu yana iktidar partisi için önemli dönem başlamıştır” diyen Kurtulmuş, “Aktütün’de katırların sırtında yüzlerce terörist geçti, Heron’lar haber vermedi. Niye Aktütün’ün üzerine gitmiyorsunuz? Kim soracak hesabı? Sokaktaki vatandaş değil, parlamento soracak, hükümet soracak. Başbakan kalktı ‘herkes tarafını seçsin’ dedi. Hatayı yapanlara toz kondurtmadı. Uludere’deki büyük bir insanlık ayıbıdır. 34 yurttaşımız maalesef göz göre göre öldü. Neresini düzeltseniz mümkün olmayan bir olay. Devlet halkından yana olacaksa bu tür meselelerin hesabını sormak zorundadır. Kasıttır, ihmaldir veya kusurdur. Kasıttır demiyoruz. Ama açık bir ihmal ve kusur olduğu aşikardır. İktidar ve muhalefet partileri arasında bir pandomim yaşadık. Bu ülkede halk devletle düşman hale getirilmeye çalışıldı” şeklinde konuştu.
Bu yazı toplam 845 defa okundu.