09 Haziran 2026 Salı Saat 21:47
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
1433. HİCRİ YILINIZ MÜBAREK OLSUN Hicri yılbaşı nedir?
29 Kasım 2011 Salı Saat 17:16
Hicri takvim, Hz Muhammed (sav)’in Mekke’den Medine’ye hicret etmesiyle başlamıştır, Birçok hikmeti vardır. En önemlisi ibadetlerin vakitleriyle ilgilidir

olmaktadır.
Bu tarih, 16 Temmuz 622’dir Ayın yörüngesi üzerinde dönüşüne dayanılarak düzenlendiği için buna (Hicri Kameri” veya “Sene-i Kameriye” gibi adlar verilmiştir.
Hicri takvim, İslam’da ibadetlerin düzenlenmesi için oluşturulmuştur.
Müslümanlar Miladi (Güneş) takvime göre ibadet yapacak olsalardı, Yazın oruç tutan coğrafi bölgeler kıyamete kadar yazın uzun vakitlerde oruç tutacaklardı, Kışın Oruç tutanlar yine kıyamete kadar çok kısa zaman oruç tutacaklardı.
Hac’ca gidenlerde, bazı bölgeler yaz sıcağında hac’ca giderken, diğer bölgeler kışın serinliğinde hacca gideceklerdi.
Uzun günler ve kısa günler hayatı bir şekilde etkiler, kameri aya göre takvim kabulünden sonra her insan 36 yıl içinde yılın bütün günlerinde Oruç tutmuş olmaktadır, uzun veya kısa günlerde ibadetlerini yapmaktadır. İslam’ın adaletine uygun bir ibadet takvimidir.
Allah hayatı düzenleyen her şeyi en ince detayına kadar tanzim etmiştir elhamdulillah.

Hicri takvim ayın hilâl şeklinde göründüğü ilk geceyi ay başı olarak kabul eder Ayın tekrar görünüşüne kadar geçen süreyi bir ay; on iki ay da bir yıl sayılır Bu takvime göre ayın dünya çevresindeki dönüşü yirmi dokuz buçuk gün olarak kabul edilir Bu sebeple bir ay 29, bir ay da 30 gün olarak kabul edilir Böylece miladi takvimde bir yıl 365 gün, Kameri’de de 354 gün olarak hesaplanır Bu yüzden hicri aylar miladi aylardan her yıl on bir gün önce gelir Bu durum, hicri ayların mevsimlere denk düşmesine sebep olur Bu yüzdendir ki, hicri takvimin bir ayı olan Ramazan, bazen kış, bazen de yaz mevsimlerine veya diğer mevsimlere rast gelerek, yılın bütün mevsimlerini, haftalarını, aylarını ve günlerini dolaşır 36 yıl oruç tutan biri de yılın her ay ve günlerinde oruç tutmuş olur

Hicri takvimde yılbaşı Muharrem ayının 1 günüdür Muharrem ayını, Safer, Rebiyülevvel, Rebiyülâhır, Cemaziyelevvel, Cemaziyelâhir, Recep, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce ayları takip eder

Hepimiz Müslüman’ız elhamdülillâh Ama hepimiz Müslümanlığımızın icabını yaşamıyoruz maalesef
Biz, Müslümanlığın icabını yaşama hâline “dindarlık” diyoruz Kim inandığı gibi yaşıyorsa, ona dindar insan sıfatını takıyor, dindar adam, diye yâd ediyoruz Bu sıfat onun hakkıdır zaten

Siz dindarlığı, zamanın kötülük ve fitnesine karşı giyilen koruyucu bir zırh olarak da kabul edebilirsiniz
Aslında dindarlık, sahibini sadece âhirette Cennet’e koyan bir yaşama tarzı olmakla kalmayıp, dünyada da huzura, saadete sevk eden bir yaşama tarzıdır

Nitekim İsa Peygamber’in doğumu ile Hazret-i Muhammed’in hicretine başlangıç olan yılbaşlarında dindar olanla olmayanın yaşayışını ibretle seyrediyorsunuz

Dindar olanlar, yılbaşı gecelerinde düşünüyorken, şuur altında bile olsa diyorlar ki:

— Yılbaşı gecesinin manası, sayılı ömür senelerinin birinin daha bitmesi, ölüm denen kesin âkıbete biraz daha yaklaşılması, gençlik günlerinin tükenip, ihtiyarlık demlerinin gelmesi demektir Nitekim her yılbaşında siyah saçlara biraz daha aklar düşüyor, akların sayısı da biraz daha çoğalıyor

Öyle ise, böyle gecelerde daha çok sefalete, daha çok sefahete düşmek yerine; daha çok ahrete, daha fazla ebedî âleme meyili olmak lâzımdır Zira bu hızlı gidiş, - ister ikrar et, ister inkâr - kabire, öteki dünyaya doğrudur

İşte dindarlık böyle düşündürüp, böyle tedbirli hareket ettirdiği içindir ki, dindar insanın, geçen senelerinden pişmanlığı azdır Ama kendisini dinî ölçülerle kayıtlı görmeyen başıboş insanlarda ise her yılbaşında böyle bir muhakeme ve düşünceden eser yok Tam bir şuur ve idrak mahrumiyeti içindeler Ölüme bir sene daha yaklaşmanın delilini teşkil eden gecede, hem ahlâkından, hem mâneviyatından, hem de parasından zararlar görmekte, fireler vermekte, pişman olacağı fiilleri çoğaltarak işlemekteler Birkaç saatlik bu eğlence ve sefahetin arkasından ömür boyu üzüntü ve pişmanlıklar gelmekte
Onu böyle ömür boyu pişmanlıklara sevk eden şey, İslâm’ın icabını yaşamayışında, yani, dindar olamayışındadır

Şayet dinin emirlerine sadık kalacak bir iman kuvveti, dindarlık emâresi kazanabilse, her yılbaşı, tam aksini düşünmesine, kendisine çekidüzen verip iman ve ahlâk bakımından yükselmesine sebep olacak, geçmişinden pişmanlık duyan bir sefahet ve sefalete düşmeyecek

Demek ki, yılbaşı gecelerinde kimilerini o hâle düşürüp, kimilerini de bu duruma çıkaran şey, dindar olup olmamaktan başka bir şey değildir

Anlaşılan, şahsı düşündürüp, mes’ud ve bahtiyar kılan şeyin dindarlık olduğu kesindir

Ferdi muhakemesizleştirip sefalete itenin de dinde lâubalilik olduğu bir vakıadır

Demek imtihan dünyasıdır bu Her ikisine de yol açık İsteyen oraya, dileyen de buraya yönelir Kimi yılbaşında şuurunu iptal eder Kimi de ihyâ

Biz şükrederiz dindarlığımıza, hamd ederiz bizi böyle düşündürüp, amel ettiren Rabbimize.

1433. HİCRİ YILINIZ MÜBAREK OLSUN

 

Bu yazı toplam 1178 defa okundu.
 
Paylaş
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
GEREKLİ SAYFALAR
YAZARLAR
Reklamlar
Reklamlar
SİTE ANKET
Hayratta nüfus artışı olsunmu
Evet iyi olur
Fark etmez
Olmasın sıkıntı olur
Yatırımdan sonra olur
Geri Dönüş imkanı yok
Reklamlar