15 Ekim 2019 Salı Saat 14:50
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Karadeniz kadını hayat hikayesi İFAKAT...
22 Ekim 2010 Cuma Saat 03:57
Nihayet Karadeniz kadınının çilesi Dünya kamuoyuna açıldı, Çok utanılacak maceraların anlatıldığı film, gerçekleri kimseyi kızdırmadan işleniyor

Bu filmin devamında Karadeniz gerçeğini objektif yansıtan filmelerin gelmesini bekliyoruz.
Karadeniz kadınının kimliği yoktur, Çok Çok kısklanç erkeklerin kimsenin uzaktan bakmasına dahi tahammül edemediği Kutsal Karadeniz kadını evinde Tarlasında Hem anadır, hem babadır.
Çetin arazi ve doğa koşullarında tamamına yakını erkek işi olan hayatı kadın yüklenir,  Evde, Tarlada, ormanda, Yaylada, Pazarda kadın vardır.

Erkek...! Dokunmayın civanıma adeta aynen Aslan gibidir...!
Hayvanlar aleminde aslan ailesini seyredin, hiç eksik ve fazla katmadan Karadeniz erkeğini tahayyül edin.
Köyünde aslan olan Karadeniz erkeği, Eşini, çoluk, çocuğunu köyde bırakır gelir İstanbul'a Almanya'ya. %50sinin  ilk iş yeni bir avrat...! Bazen köydekiler ihmal edilir. unutulduğuda olmuştur.  Fakat köyde hayat devam ediyor.... Ve nasıl?
Karadeniz bilhassa Trabzon halkı Osmanlı döneminde İlim irfan için yollara düşmüş şöhretiyle müsemma Of Hoca olmuşlar, Dünyaya yayılmışlar.
Çoğunlukla kadınlar ve çocuklar gene köyde yanlız yaşamışalar.

Yapımcılığını MEDYATON’un üstlendiği, ‘İfakat-Uçuruma Yürüyen Kadınlar’ adlı belgesel filminin yönetmenliğini Trabzon'un Çaykara İlçesi Taşören Köyü doğumlu Orhan Tekeoğlu gerçekleştirdi. Metin yazarlığını Kemal Güzelsin'in, seslendirmesini Cüneyt Türel'in üstlendiği belgeselin müziği ise Ayşenur Kolivar imzası taşıyor.

Uzun yıllar çeşitli basın kuruluşlarında gazetecilik yapan Tekeoğlu, Karadeniz kadınının çetin doğa koşullarındaki zorlu yaşamının belgeselini yaptı. Tekeoğlu, "İfakat" adlı belgeselde, nüktesiyle tanınan Karadeniz kadınlarının hüzünlü yüzüne ve doğayla mücadelesine ayna tutuyor. Öykünün yaşandığı köydeki kadınların rol aldığı belgeselin çekimleri, 2009 Ocak ayında başladı ve yaklaşık 1 yılda tamamlandı.

Maçka Gmall Cinebonus Sineması'nda yapılan basın gösteriminin ardından bir açıklama yapan belgeselin yönetmeni gazeteci Orhan Tekeoğlu, ''İfakat''ın ilk belgesel çalışması olduğunu belirterek, bundan duyduğu heyecanı dile getirdi.

Tekeoğlu, belgesel çalışmasının yaklaşık bir yıl sürdüğünü ifade ederek, ''Ben o yörenin çocuğuyum. Belgeselde görünenler benim yaşadıklarım ve gözlemlerim. Bu kadınların bu zorlu yaşamlarını hep içime atıyordum ve bunu bir gün birileri ile paylaşacağımı düşünüyordum. Bu yaklaşık 25 yıllık bir hasretti. Bu kadınlar çok uzaklarda oldukları için kimse onların sesini duymuyordu. Ben onların sesini duyurmak istedim. Doğanın en güzeli içerisinde olmalarına rağmen çalışmaktan bunun farkına varamıyorlar.'' şeklinde konuştu.

Karadeniz Bölgesi’nde yaşayan kadınların yüzyıllar boyu devam eden zorluklarla dolu hayat ve doğa mücadelesinin yansıtıldığı belgeselin çıkış noktasını 1991 yılında iki kızıyla birlikte öldürülen ‘İfakat’ adlı Karadeniz kadını oluşturuyor.

Belgesel, Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Taşören köyünde yaşamış ve ölümü sırlara karışan bir Karadeniz kadını olan İfakat’ın yaşamından yola çıkarak, talihsiz Karadeniz kadınlarının doğumdan ölüme uzanan sancılı yaşamını dile getiriyor.

'İfakat', Karadeniz kadınının çilesini anlatıyor 
 
Karadeniz'de yaz geldi mi köylülere yayla yolu görünür. Hayvanları otlatmak, gelecek kışın çayırını biçmek için çalışma sırası yaylalara gelmiştir.

Karadeniz kadınları bir bir yayılır yayla eteklerine ve adeta karınca gibi çalışmaya başlar. İfakat da her sene olduğu gibi o yıl da yaylanın yolunu tutmuştu. Yanına da iki kızını almıştı. Tarihler ağustosun sonunu gösterirken yaylacılar yavaş yavaş köylerine geri dönmeye başlar. Kim bilir belki de İfakat aceleci davranmayıp yayla işlerini bitirdikten sonra biraz da yaylanın güzelliğini yaşamak ister. Temmuz ve ağustos aylarında yağmurlu olan yayla havalarının eylül ortalarına kadar bir bahar havasında olduğunu yaylacı İfakat'tan daha iyi kim bilebilir ki! Yayladan geç inmek İfakat için sıradan bir durumdur. Fakat İfakat ve iki kızının yaylada, yayla ahalisinin olmadığı bir zamanda cinayete kurban gitmesi köy halkının hiç de alışık olmadığı bir olaydır. İfakat 1991 yılında hâlâ nedeni bilinemeyen bir cinayetin kurbanı olur.

İfakat'ın trajedisi, eski gazeteci yeni belgeselci Orhan Tekeoğlu'nda bir belgesel çekme fikrini kamçılar. Zira hep gülümseyen, neşenin sembolü olan Karadeniz kadınının çilekeş hayatı Tekeoğlu'na o kadar uzak değildir. O Trabzon'un Çaykara ilçesine bağlı Taşören köyünde dünyaya gelip küçük yaşta başka şehirlere göç etmiş biridir. Belgeseline ismini verdiği İfakat da onun bire bir tanıdığı mahalle komşusundan başkası değildir.

İfakat'ı Karadeniz kadınının sembolü olarak seçen Tekeoğlu belgeselle Karadeniz kadınının hayatını kayıt altına aldı. Orhan Tekeoğlu, "Fakat Karadeniz'de tabiat kadına çok acımasız davrandı. Karadeniz kadını doğaya karşı mücadele veriyor. Karadeniz kadını sadece uyuyarak dinleniyor. Ömürleri çalışarak geçiyor. 87 yaşındaki bir teyzeyle konuşurken 'Bizim yaşadığımız hayat bir cehennemdi.' diye anlatıyor." diyor.

Yolların henüz yapılmadığı, elektriğin henüz köye gelmediği, çalışmanın sadece insan gücüne dayandığı dönemlerde Tekeoğlu da sürekli yüklerin altında inleyen ve saatlerce kendi kilolarından daha ağır yük taşımak zorunda kalan kadınların hayatlarına tanıklık eder. Aslında İfakat belgeseli bir anlamda artık yok olmaya yüz tutan bu hayatı da kayıt altına alıyor. Yani bir nevi yok olan bir kültürün son tanıkları Karadeniz kadınını anlatıyor. Zira değişen hayat şartları bölgedeki yaşamı da değiştirdi. Bir zamanlar Rumca konuşan, Rumca türküler söyleyen Karadeniz kadınları da neredeyse yok denecek kadar azalmış durumda. Belgeselde Karadeniz'de kadının elinin toprağa değdiği andan itibaren bütün çalışmaları bir bir görüntülendi.

Yıllardır kullanılmayan uçurum yollarda kadınlar belgesel için harmanlarını yüklenip Rumca türküler söylediler tıpkı eski günlerdeki gibi. Adını belgesele veren İfakat ise hayatta olmadığı için 1988 yılında çekilmiş görüntüleri ile görünebildi. Devlet Bakanı Faruk Özak'ın destek olduğu belgeselin ana sponsorluğunu Ağaoğlu Şirketler Grubu üstlendi.
Galası 18 Şubat'ta Cemal Reşit Rey'de yapılacak belgesel kadın festivallerinde de yarışacak.
 

Bu yazı toplam 2486 defa okundu.
 
Paylaş
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
GEREKLİ SAYFALAR
YAZARLAR
Reklamlar
Reklamlar
SİTE ANKET
Hayratta nüfus artışı olsunmu
Evet iyi olur
Fark etmez
Olmasın sıkıntı olur
Yatırımdan sonra olur
Geri Dönüş imkanı yok
Reklamlar