Politikacılar 30 yıldır değiştiriyoruz diye Anayasayı iğdiş etti
Gelen Kötüledi, Giden Kötüledi
Her gelen onlarca maddesini değiştirdi, mevcut hali ile Anayasa olmaktan çıkarıldı.
Şimdi önümüze sandık konularak yeni bir değişikliğin yapılmasını istiyolar.
Birbirleri ile alakası olmayan konularda 26 maddeyi tek bir tercihle bizlere dayatıyorlar.
Bu haliyle, Bu şekliyle Mevcut teklifin 12 Eylül 1982 Referandumundan ne farkı var.
ANAYASA politika malzemesi olmaktan kurtarılması için, tamamı masaya yatırılarak, Akademisyenler, Sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin, Yazılı olarak halkın bireysel katılacağı, ANAYASA KURUCU KURULU Tesis edilerek, yeni bir taslak hazırlanmalı.
Madde madde halkın tercihine sunulmalı, ortaya çıkacak nihayi metin doğrudan hiçbir kırpma-ilave yapılmadan, bazı kurumlarda ! onaylanmadan resmen yayınlanarak Anayasa olarak hayatımıza kazandırlmalıdır.
Her iktidarın, her fırsatta DEĞİŞTİRİYORUM edebiyatı ile Anayasa üzerinden politika yapmasının önü kesilmelidir.
12 Eylül 2010 günü önümüze getirilen Anayasa teklifi gerçek Anayasa hükümleri taşımamaktadır, Politik bir teklif olduğu, T.C. Bütünlüğüne, Yükselmesine hizmet etmediği ortadadır.
ANAYASAmızı Politikacıların elinden kurtaralım, bu nedenle her yama müdahaleye HAYIR diyerek Gerçek ANAYASA tesis edilmesinin önünü açalım.
Bu gün evet diyenler, Yarın Evet diyecekler Ülkemize hizmet etmiş olmayacaklar, Politikacıların ANAYASA mızı politik malzeme olarak kullanmasına fırsat vermeye devam edecekleridir.
Bu gün söylediğiniz ideal anayasa yapmanın imkanı yok! bari bu değişikliği onaylayalım diyenler, Gerçek ANAYASA nın yapılmasını ertelemekten başka bir amaca hizmet etmiş olmayacaktır.
Politikacıların elinden ANAYASA ile oynamalarının önünü kapamak için, Yama edebiyatı ile önümüze getirilecek bütün tekliflere HAYIR demek mecburiyetindeyiz.
Yama Edebiyatının bu ülkenin birliğine, başarısına, kardeşliğine hiçbir katkısı olmamıştır, ileride de olmayacaktır.
TOPLUCA, TEK TERCİHLE ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ DOMOKRATİK DEĞİLDİR.
Avrupa Konseyi, Venedik Komisyonu 21.12.2006 tarihli “Referandumlarda İyi uygulamalar” Kılavuzunda” yer alan, “Yurttaşların, aralarında bir bağ olmayan, farklı sorulara aynı anda, birlikte oy vermek zorunda bırakılmamalıdır (Madde 30) İlkesi dikkate alınmayarak,
12 Eylül 2010’da halkımıza Evet – Hayır diyebileceği değişikliklerin tümü aynı pakette, tek oy ile karar vermesi dayatıldığı için, Halkın seçici tercihle oy vermesi engellendiği için HAYIR.
Anayasamızı ve Kanunlarımızı Yama Edebiyatından kurtarmak için, her gelen politikacının kendi beceriksizliğini örtmek için ANAYASAmızı iğdiş etmesinin önünü kesmek için, ANAYASA KURUCU KURULU Tesis edilene kadar her teklife HAYIR diyerek ülkemizin siyasi hayatını disiplin altına alacak yeni gerçek sivil ANAYASA için HAR FIRSATTA HAYIR DEMEK VATANSEVERLİKTİR, VATANDAŞLIKTIR, AYDIN GÖRÜŞTÜR, AKILLI TERCİHTİR.
SEVGİYE, BARIŞA, KARDEŞLİĞE HİZMETTİR
12 EYLÜL 2010'DA DAHA MEDENİ, İNSANİ, HUKUKİ, ÇAĞDAŞ, ADİL, KATILIMCI BİR ANAYASA YAPILMASININ ÖNÜNÜ AÇMAK İÇİN HAYIR DİYORUM


ABDULLAH GÖZAYDIN fatihten@gmail.com
Bu yazı toplam 736 defa okundu.
fakat Türkiyeye çağdaş batı normlarında demokrasi hiç gelmedi.
Halk bilmez, herşey halka sorulmaz dediler, kendileri biçti, kendileri dikti bize giydirdiler.
Kimdir bu seçkinler ? Çok bilmişler?
20-30 tanesini yakından tanıma fırsatı buldum, hiçte bizden akıllı insan değiller, oralarda olmalarını sadece ve sadece üstlerini SORGULAMADIKLARI İÇİN ORADALAR
Yani çok akıllı, Çok cesur falan değiller
bilakis akıla ve yardıma muhtaç insanlar, lakin vekil olmanın kibri ile kimseye akıl danışmazlar, yalan yanlış hep kendileri konuşur, verdikleri kararı en fazla bir iki yılda bir değiştirirler
olan ülkemize oluyor, olan geleceğimize oluyor
Artık politik çıkarlara alet edilmeyecek şekilde topyekün bir defada toplumsal konsensüs ile ANAYASA KURUCU KURULU kurularak çağdaş demokratik bir anayasa yapalım.
Bunu gerçekleştirmek için mutlaka HAYIR diyerek talebimizi kamuoyuna ispat edelim.
AKP Rt Erdoğanı kurtarma referandumuna EVET dersek belkide bir daha HAYIR deme fırsatımız da olmayacak.
iyi düşünelim lütfen...