10 Haziran 2026 Çarşamba Saat 04:26
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Başbakanın soyu! senin benim soyum davası
29 Mayıs 2010 Cumartesi Saat 04:00
Bölücülğün ayyuka çıktığı günümüzde, Kürtlerin dayatması Türkiye halkını gaza getirdi. Başbakan dahil herkes soy-sop araştırmasına soyundu. işte bu gelişmenin son ayağı oda tv de yayınlandı

BAŞBAKAN ERDOĞAN DEDESİNİN NERELİ OLDUĞUNU ODATV’DEN ÖĞRENECEK
Tillo’yu bırak Bagata’ya bak

Son günlerde Kürt sorununa çözüm tartışmaları gündemi işgal ediyor. Hükümetin henüz açıklamadığı ancak adımları takip edilen sürece muhalefetten sert tepki geliyor. Kürt açılımına en sert tepki ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den geldi. Bahçeli Erzurum İl Kongresi’nde başbakana oldukça sert yaptığı konuşmada şu sözleri söyledi: “Kasımpaşalı Recep Tayyip diyeceğimiz yerde ’Potomyalı Recep Tayyip Erdoğan’ deriz. Ama Güneysu’yu kaldırıp Potomya yaparsanız, bir başka şeye hizmet etmiş olursunuz".

 

Başbakan Erdoğan ise Bahçeli’nin söylediği bu sözleri eleştirdi ve şöyle cevap verdi: "Çıkmış ne diyor? MHP liderinin söylediğine bak. Sayın Bahçeli önce kendine bir gel. Ben inanıyorum ki MHP'deki kardeşlerim onun bu konuşmalarından rahatsız. 'Yarın artık Güneysu demezsin, Potomya dersin' diyor. Bırak, benim burada yaşayan vatandaşım yeri geldiği zaman Güneysu yeri geldiği zaman Potomya der. Niye rahatsız oluyorsun?”.

 

Bu karşılıklı tartışma sonrası herkes nereden çıktı bu Potomya (Potamya) diye soruyor?

Bu sorunun cevabını Soner Yalçın 8 Mart 2009 tarihinde şöyle vermişti: 

 

“Potamya; Rize’nin Güneysu ilçesinin Osmanlı dönemindeki adıydı.

İlçeye bağlı Tepebaşı (Singaz) ile Dumankaya (Pilihoz) köylerini birbirinden ayıran ve “Ayane Dağı” olarak bilinen tepede, Rus işgalinden kalma çadır direkleri bugün hala mevcuttur.

Başbakan Erdoğan’ın baba tarafı Pilihozlu’dur.

Babası bu köy doğumlu; Ahmet Erdoğan.

Dedesi Bakatalı Tayyip.

Kafkasya’dan geldikleri söyleniyor. Başbakan Erdoğan’a göre Gürcüler.

Yöre halkına göre Bakatalılar, Çeçen ya da Çerkes.

(Dr. Turgut Günay’ın “Rize İli Ağızları” kitabına baktım, “Bakata” sözcügünü bulamadım.)”.

 

Soner Yalçın’ın tam karşılığını bulamadığı Bakatalılar’ın izine Odatv ulaştı.Güney Osetya’nın başkenti olan Tskhinvali’ye bağlı köylerin arasında Bakata (Bagata)’nın adı görülüyor. Bagata Gürcistan’a bağlı Güney Osetya bölgesinde kalıyor. (Prezidium Verhovnovo Sovyeta Gruzinskoy Sovyetskoy Sotsialistiçeskoy Respubliki (1988). Gruzinskaya SSR. Administrativno-territorial'noe delenie na 1 yanvarya 1987 g.Tblisi: Sabçota Sakartvelo, pp. 272.)

Odatv, başbakanın dedesinin Gürcistan’a bağlı Güney Osetyalı olduğuna ulaştı. Hatırlanırsa Güney Osetya ile Gürcistan arasında geçen yıl savaş yaşanmış bu olay üzerine Rusya bölgeyi işgal etmişti. Başbakan Erdoğan da arabuluculuk için çalışmıştı. Bu ilginç ayrıntı tarihe not olarak düştü.

Osetya’ya savaş açan Gürcistan Devlet Başkanı Sarkaşvili ile dostluğuna zarar verir mi bilinmez ancak Başbakan Erdoğan dedesinin Osetyalı olduğunu ilk kez Odatv’den öğrenecek.

Odatv.com

Bu yazı toplam 2462 defa okundu.
 
Paylaş
Balatlı İbrahim
BAŞBAKAN BABASINDAN “ÇVENEBURİ” KELİMESİNİ DUYDU MU?
Bir Odatv okuyucusunun mektubu var
ODATV’nin dün “Başbakan Erdoğan Dedesinin Nereli Olduğunu ODATV’den Öğrenecek” başlığıyla yayınladığı haber büyük ilgi gördü.

Haberimizde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dedesinin Gürcistan’a bağlı Güney Osetya bölgesindeki Bagata köyünden olabileceğini orta koyduk. Bu bulgu Başbakan’ın aile kökeninin Oset olabileceğine işaret ediyor.

Ancak Kafkasya uzmanı olan bir okurumuzdan habere itiraz geldi. Bulgularımızın tamamının doğru olmayabileceğine dikkat çeken okurumuza göre Başbakan’ın Oset kökenli olma ihtimalini çok düşük. Peki o zaman Başbakan’ın kökeninde ne var?

Okurumuzdan gelen yazıyı aynen yayınlıyoruz:

“Sayın ODA TV Yetkilileri,

Başbakan Sayın R. Tayyip Erdoğan’ın “olası” etnik kökenleri ile ilgili bir haber yayınlamış bulunmaktasınız.

Öncelikle, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının etno-kültürel alt grup aidiyetlerinin kamuoyunda tartışılmasının artık moda haline geldiği günümüzde, özellikle kamu görevlilerinin bu açıdan kamuya açık bir biçimde “incelenmesini” faydalı bulmuyorum. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes Türk’tür. Bunun dışında, “kişisel tarih ve kimliği”ne ait bilgiler özel hayat alanına dahildir. Bundan sonraki açıklamalarımı daha anlaşılabilir kılar ümidiyle kendime ait bir özel bilgiyi sizlerle paylaşacağım: Babam Oset (İron) kökenli, annem ise Adige (Şapsığ) kökenlidir. Yani, köken olarak Kuzey Kafkasyalıyım.

Belki Sayın Başbakanımızın ecdadı Güney Osetyalı olabilir. Fakat eminim ki Oset değillerdir. Türkiye’deki Asetinler – Osetler, Kuzey Osetya (Iriston ya da yeni adıyla Alania) kökenlidir. İron veya Digor boylarına mensupturlar (Digorlar azınlıktadır). Güney Osetya’lılar Tualleg olarak adlandırılır. Ki bu isim Oset dilinde “Güney Adamı” demektir. Hıristiyandırlar. Genelde Gürcülerle içiçe yaşarlar(dı). Göç (ya da sürgün) esnasında Osmanlı topraklarına sığınmamışlardır. Zaten Ruslarla araları nispeten daha iyimiş, aynı dindenlermiş. Herhalde tehdit potansiyelleri müslüman hemşerileri kadar yüksek algılanmamış Rus emperyal bürokrasisi tarafından.

Osetler Kafkasya’dan 19. yüzyıl içerisinde Osmanlı topraklarına sürüldüklerinde, gemilerle İstanbul’a getirilmişler. Padişah, ileri gelenlerine, bütün yurdu gezmelerini, beğendikleri yerde yerleşmelerini istemiş, o toprakları kendilerine ve ailelerine bağışlayacaklarını söylemiş. Bizim atalar başlamış gezmeye… Sarıkamış’ı beğenmişler. Atayurduna yakın olması bu seçimde önemli bir faktörmüş. Bir gün geri gideriz, yurdumuza kavuşuruz hayali işte.

Sarıkamış’a yerleştikten sonra yerel halk ve Ruslarla sorunlar yaşanmış, bazıları göç etmiş yeniden. Muş’a, Sivas’a, Yozgat’a yerleşenler olmuş. Ülkemizdeki Oset kökenliler de bu memleketlerdendir. Doğal olarak, sonraki yıllarda genel nüfusun iç göç hareketlerine paralel şekilde yer değiştirmeler yaşanmıştır.

Oset kökenlilerin ülkemizdeki toplam nüfuslarıyla ilgili sağlıklı bilgim yok. Ama diğer Kuzey Kafkas kökenli gruplarla karşılaştırıldıklarında nüfusları çok daha az düzeydedir. Sayının küçüklüğü nispeten daha iyi bir “tanıma-tanışma” ortamı yaratmıştır. Son derece emin olunuz ki, Başbakanımız Oset kökenli olsaydı, Türkiye’de, bu küçük etno-kültürel topluluk içerisinde bu haber son derece yaygın olurdu. Muhtemelen de büyük bir gurur kaynağı.

Güney Osetyalı ise Oset olması ihtimali son derece düşük. Gürcü (Kartveli) kökenli olması da pek akla yatkın değil. O bölgedeki Gürcüler Hıristiyan’dır. Yani, Türkiye’de yaşayan yerel Gürcüler (Çveneburi) ya da Acaralar gibi Müslüman değiller. Osmanlı topraklarına niye gelsin ataları? Pek makul görünmüyor. Rize’de çok az sayıda Kuzey Kafkas kökenli insan yaşıyor. Böyle olsaydı, yine de duyulurdu, bilinirdi; efendim hangi halktandır, hangi sülaledendir, en azından büyükler bilgi sahibi olurlardı.

Benim kişisel düşüncem, sizlerin Güney Osetya’da bulduğunuz köyün adının “Bakata’lı Tayyip” ile pek ilgili olmadığıdır. Bagata köyünün gerçek adı muhtemelen ya “Bagatar”dır (Osetçe bir özel isim) veya “Bagate”, “Bagatte”dir. “Te” eki, “-lar,-ler” ile eşanlamlıdır. Muhtemelen “Baga” veya “Bagat” sülalesinin köyü anlamındadır.

Başbakanımız muhtemelen kendi kökenleri ile ilgili en sağlıklı bilgi sahibi insandır. “Gürcü” kökenliyim diyorsa, herhalde öyledir. Muhtemelen de ya Çveneburi ya da Acara kökenlidir.

Kendi kişisel – ve doğal olarak kısıtlı – bilgi birikimimle bu konuyu biraz daha aydınlatabildiğimi ümit ediyor, çalışmalarınızda başarılarınızın devamını diliyorum.

Saygılarımla,

Odatv.com
29 Mayıs 2010 Cumartesi Saat 04:09
GEREKLİ SAYFALAR
YAZARLAR
Reklamlar
Reklamlar
SİTE ANKET
Hayratta nüfus artışı olsunmu
Evet iyi olur
Fark etmez
Olmasın sıkıntı olur
Yatırımdan sonra olur
Geri Dönüş imkanı yok
Reklamlar