Adaletin varlığında hiçbir şekilde sosyal hayatta mutsuzluk olmaz, Toplumsal mutsuzluk varsa orada Adalet yok demektir
Adalet Mülkün Temelidir.
Adaleti herkes bilir, Mülk'üde bilenimiz çoktur; mal ve saltanata Mülk deriz.
Mahkemelerimizin Duvarlarına yazılan bu üç kelimelik cümle genellikle önderimiz M. Kemal Atatürk İmzası ile lanse edilir.
Aslında Bu söz Hz. Ömer'e aittir. Bu nedenle günümüzde pekçok mahkeme salonundaki Bu yazının altındaki "M. Kemal Atatürk" İmzası kaldırılmaktadır. Bazı mahkemelerin duvarlarında ise yeni sloganlar gözümüze çarpmaktadır.
Günümüzde bu söz alabildiğine çarptırılarak söylenmeye başlanmıştır. "Adalet Mülkün Temeli" cümlesi paranın gücün korunması için mahkemelerin kurulduğunu , "insan haklarının" adalet kavramı içinde sayılmadığı şeklinde yaygın bir kanaat oluşmuştur.
Bu yanlış düşüncenin birinci sorumlusu okullarımızdaki başta Türkçe olmak üzere Öğretmenlerimizindir. yeni neslimize hayatı öğretirken bilhassa dilimize girerek artık Türkçe gibi kullanılır olduğumuz Arapça ve Farsça kelimelerin iğfal edilmesini, bunların yerine Batı dillerinden uyarlanmış uydurukça kelimelerin konulmasından kaynaklanmaktadır.
Mülk insanın sahip olduğu her şeyi kapsamaktadır. Mal, makam, devlet, onur, şeref, bilgi gibi değer verilen her şey Mülk kavramı içine girmektedir.
Malesef dilimizin koruyucusu sıfatıyla kendilerine görev verilen TDK ve AÜDTCF gibi kurumlar, 1938 yılından bu yana bu konuda somut , nerede ise hiçbir tasarruf sahibi olamamışlardır. Günümüzde Arapça ve Farsça'dan kısmen ayrıştırılan dilimiz, Batının tesiri altına sokulmuştur. yeni gelişimlere, icatlara Türkçe isim bulmak yerine olduğu gibi batı terimlerini Türkçe'ye kazandırılmasına fırsat vermişlerdir.
Bu sırada sanki görevleri buymuş gibi dilimizdeki Osmanlıca kelimeleri unutturmak, unutulmayanların manalarını çarptırmak için önemli gayret sarfedildiğini görmekteyiz.
Örnek vermek gerekirse:
Kulun şuurlu şekilde gerçekleştirdiği eylem ve düşüncesine Arapça "Amel" denilmesine mukabil yeni Türkçe'de ishal anlamı yüklenmiştir.
Alim , Bilge anlamına gelen " Abdal" kelimesini sulandırmak için, salak anlamına gelen "aptal" kelimesi üretilmiştir.
Yola girmiş , şuurlu yolu olan anlamındaki salik kelimesine karşı , akıl edemeyen "salak" kelimesi üretilmiştir.
Hayatın bütün sırlarını içeren İlim kelimesine karşılık "Bilim" kelimesi üretilmiştir.
Başı bağlı, bir alime,cemaate bağlı anlamına gelen "Serseri" kelimesi, tam tersi bir anlamla başıboş anlamına yorumlanmaya başlanmış.
Tacir kelimesi unutturularak , yerine, Kendini satan kadın, kadın satan erkek anlamına gelen "esnaf" kelimesi tacirlerimize yakıştırılmıştır.
Kendini davasına adamış anlamı olan "Mecnun" kelimesine deli anlamı yüklenmiş
Olgun, akılbaliğ, bilgili,erdemli kişi anlamında olan "Kamil, Kemal,Şaban, Çelebi, gibi kelimeler argo tabirlerele zıt anlam ile kullanılmaya başlanmıştır.
Kuran-ı Kerimde Allah cc. ın sıfatları olan 99 kelime insanlara isim olarak verilerek yozlaşması amaçlanmıştır, Abdulkerim yerine Kerim- Abdurrahman yerine Rahman, Abdülcabbar Yerine- Cabbar, bir başka yozlaşmada Hakem,Hakim gibi esmaların bazı makamları işgal edenlere makam ismi olarak takılmaları bu yozlaşmalara önemli örnekler teşkil etmektedir.
Bazı dini anlamı olan isimler verilirken telaffuz hatası yapılarak mananın bozulması sağlanmıştır. "Nureddin (Dinin Işığı) yerine - Nurettin ( İncirin Işığı) anlamı yüklenmiştir. Necmeddin - Necmettin, Selahaddin-Selahattin, Seyfeddin-Seyfettin gibi.
Bunları çoğaltmak mümkündür, Bu bağlamda Mülk kelimeside mana olarak çarptırılarak, Günümüzdeki anlamı ile Adalet kavramınında yozlaşmasına vesile olmuştur.
Açıklayacak olursak; Adalet Mülkün temelidir, sözü Sahip olduğunuz her değer, Yaşadığınız toplumsal hayatta adalet varsa size aittir, sizindir, onun miğmetlerinden faydalanabilirsiniz. Adalet kişisel ve toplumsal hayatınızdan çıkmışsa , Adaletsizlik hayatınıza hakimse, artık malınız , şerefiniz ,makamınız, evladınız,devletinizin temelleri çökmüş sahip olduğunuz değerler yıkılmış anlamına gelmektedir.
sanıldığı gibi zenginin makam sahibinin değerlerini korumak için oluşturulmuş bir kurum ve hükümler manzumesi değildir.
Herkese lazım olacak şekilde hayatın olmazsa olmaz kurallarından biridir.
Adaletin olmadığı yerde hayat olmaz, huzur olmaz, gelecek olmaz, bir binanın temelleri sökülürse o binanın yıkılması nasıl mukadderse, Adalet kavramını atalarımız Her şeyin temeli için gerekli olduğunu vurgulamak için bu şekilde kullanmıştır.
Günümüzde Adalet kavramının ne kadar sağlam olarak hayatımızı etkilediğini esefle görmekteyiz, Günümüzdeki bu yozlaşma Adaletin varlığı ile değil , adaletin yokluğu ile izah edilebilir. Adalet başlı başına bir kelimedir, ya vardır ya yoktur, Adaletin insanları mağdur etmesi asla söz konusu değildir, insanları mağdur eden adaletsizliğin kendisidir. adalet varsa huzur vardır, huzur yoksa adalette yok demektir.
Adalet insanı ve insanlığı asla mağdur etmez, Adalet diye sahte kurumlar hayatımıza hakim olursa , bu zihniyet adı ne olursa olsun insanlığı ve özgürlüğünü tehdit eder, mutsuzluğu, güvensizliği hayat nizamı yapar, bu durumun adı asla Adalet ile birlikte anılamaz, anılmamalıdır, herkese bol Adalet dileklerimle
Abdullah Gözaydın fatihten@gmail.com
Bu yazı toplam 544 defa okundu.