Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 'kayıp trilyon davası'nda ev hapsi cezasına çarptırılan eski Başbakan Necmettin Erbakan'ı sürekli hastalık sebebiyle affetti.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "kayıp trilyon davası"nda 2 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılan eski Başbakan Necmettin Erbakan'ı sürekli hastalık sebebiyle affetti. 82 yaşındaki eski Başbakan, ceza infaz yasasına göre çekmesi gereken 11 ay 2 günlük ev hapsi için 25 Mayıs'ta Balıkesir'in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk'taki yazlığına taşınmıştı. 2 ay 23 gün sonra gelen af kararıyla, Erbakan'ın kalan 8 ay 9 günlük cezası kaldırılmış oldu. Cumhurbaşkanı Gül'ün anayasal yetkisini kullanması Milli Görüş camiasını sevindirirken, tek itiraz CHP'den geldi.
Necmettin Erbakan, kamuoyunda "kayıp trilyon" olarak adlandırılan davada yargılanmış ve 2 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Ceza, Erbakan'ın sağlık durumu nedeniyle iki kez ertelendi. AK Parti'nin yaptığı yasal düzenlemeden sonra Erbakan'ın cezasını, sürekli adres olarak göstereceği bir yerde çekmesi mahkeme tarafından uygun görüldü. Bunun üzerine Erbakan, Ceza İnfaz Kanunu gereği 11 ay sürecek ev hapsinin infazı için Balıkesir'in Altınoluk ilçesindeki yazlığına yerleşti. Saadet Partisi yetkilileri aynı tarihlerde eski başbakanın "sürekli hastalık" durumunu gösterir raporunu, Adli Tıp Kurumu'na ulaştırdı. 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından değerlendirilen rapor, daha sonra Adalet Bakanlığı'na gönderildi. Necmettin Erbakan'ın sağlık durumunun mahkumiyetinin devam etmesine izin vermediğine ilişkin raporun yer aldığı dosya, 15 Ağustos'ta Adalet Bakanlığı tarafından Çankaya Köşkü'ne iletildi. Cumhurbaşkanı Gül de, Anayasa'nın 104. maddesindeki yetkisini kullanarak, Erbakan'ın kalan cezasını affetti. "Görev ve yetkileri" düzenleyen 104. maddede, "Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek ya da kaldırmak" ifadesiyle Cumhurbaşkanı'na yetki veriyor. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden dün yapılan yazılı açıklamada, "Sayın Cumhurbaşkanımız, Adli Tıp Raporu'nda ifade edilen durumun Anayasa'nın 104'üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde sözü edilen 'sürekli hastalık' kapsamında olduğunu dikkate alarak, ilgilinin kalan hapis cezasını, söz konusu madde uyarınca kaldırmışlardır." denildi.
Cumhurbaşkanı'nın bu tasarrufu olumlu karşılanırken, sadece CHP'den tepki gördü. Anamuhalefetin itirazı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile atfettiği eski Başbakan Necmettin Erbakan'ın bir dönem aynı partiler altında siyaset yapmasına dayanıyor. 1991 yılında Kayseri milletvekili olarak Refah Partisi'nden siyasete giren Abdullah Gül, 1996-1997 yıllarında görev yapan Refah Partisi-Doğru Yol Partisi koalisyon hükümetinde devlet bakanı olarak görev yapmıştı. Abdullah Gül, 28 Şubat sürecinden sonra parti içerisinde itirazlarını ortaya koymuş ve RP'nin kapatılması ardından kurulan Fazilet Partisi'nin 14 Mayıs 2000 tarihinde yapılan kongresinde "yenilikçi" grubun adayı olarak Necmettin Erbakan'ın desteklediği Recai Kutan karşısında genel başkanlık yarışına girmişti. FP'nin kapatılması ardından devamı olarak Saadet Partisi kurulmuştu. Abdullah Gül, Erbakan'ın desteklediği SP içinde yer almamış; AK Parti kurucuları arasında yer almıştı.
Köşk'ün takdirine sadece CHP karşı
Saadet Partisi Gen. Bşk. Recai Kutan:
Cumhurbaşkanı'nın takdirini memnuniyetle karşıladık
Hizmetleriyle milletin gönlünde taht kurmuş bir şahsiyetin haksız ithamlar neticesinde hapse mahkum edilmesi, milletin vicdanını yaralamıştır. 28 Şubat sürecinin antidemokratik ortamında ve tamamen siyasi mülahazalarla verilen bu karar toplumun tüm kesimlerince, en basit ifadesiyle "haksızlık!" olarak değerlendirilmişti. Bu nedenle Sayın Cumhurbaşkanı'nın takdiri toplumun bu yöndeki beklentisine cevap verir niteliktedir. Milli Görüş camiası ve Saadet Partisi olarak bu takdiri, toplumsal vicdanı kısmen de olsa rahatlatacak bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz. Tüm milletimiz gibi Milli Görüş camiası olarak Cumhurbaşkanı'nın bu kararını memnuniyetle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum.
Saadet Partisi GİK Üyesi Şeref Malkoç:
Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum
Sayın Cumhurbaşkanı, Anayasa'daki yetkisini kullandı. Karar hukuki olarak doğru, kurallara uygun ve sevindirici. Kişisel olarak Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum. Şunun için kullandı, bunun için kullandı diye bakılamaz. Sayın Cumhurbaşkanı'nın yaptığı yasal bir işlemdir. Sayın Erbakan mayıs ayında 'sürekli hastalık' durumunu gösterir bir rapor almıştı.
DSP lideri Zeki Sezer:
Başbakanlık yapmış o yaştaki birinin affı doğaldır
20 Temmuz'da KKTC eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı ziyaret ettik. Kıbrıs Barış Harekatı'nın Başbakanı Ecevit'e rahmet dileyen Denktaş, yardımcısı Erbakan'ın da affedilmesini istemişti. Sayın Cumhurbaşkanı'nın bu isteğe uyduğu görülüyor. O yaşta başbakanlık yapmış birisi için doğal diye karşılıyorum. Ama yolsuzluk yapanların da yanına kâr kalmamalı. Bunu açıkça söylemeliyim. Bunu Erbakan'ın kişisel durumuyla ilgili söylemiyorum. Suçluların cezasız kalacağı inancı toplumda yerleşirse o da başka bir sıkıntı yaratır.
DSP Genel Sekreteri Masum Türker:
Geç bile kalındı
Sayın Necmettin Erbakan'ın yaş nedeniyle affedilmesi Türkiye'de siyasi alanda ilk defa görülen bir örnek değil. 27 Mayıs'ta müebbet hapse mahkum olan dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar, en büyük muhalifi olan rahmetli İsmet Paşa'nın girişimiyle çıkarılan bir yasayla affedilmesi ve siyaset hayatına dönmesi sağlanmıştı. Yaş haddinden yapılan bu af, aslında AKP tarafından ve Sayın Gül tarafından bir yıldır geciktirilmiş bir aftı.
BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu:
Ev hapsinde tutulması yanlıştı
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin başbakanlığını yapmış bir kişinin bu yaşta ev hapsinde tutulması, çevresinden soyutlanması, kendisi ve ülke açısından bir fayda temin etmiyordu; dolayısıyla doğru yapılmıştır, doğru bir karardır. Sayın Erbakan ve camiası için hayırlı olmasını temenni ediyorum.
CHP Grup Başkan Vekili Mustafa Özyürek:
Karar çelişkili
Erbakan, yapılan özel düzenleme ile evinde ve yazlığında hapis dönemini geçiriyordu. Bunun Erbakan'ın sağlığına zarar verecek bir yönü yok. Cumhurbaşkanı, af yetkisini kullanırken iki yönden dikkatli davranması gerekirdi. Karar hukuki ve siyasi yönden çelişkili.
Süleyman Kurt
Bu yazı toplam 548 defa okundu.