.


SUNUŞ

      Yeni nesillerin tarihi ve kültürel zenginlikleri tanıması ve sahip çıkması, geleceğin sağlam temeller üzerinde kurulmasını mümkün kılmaktadır.Milletlerin tarihi ve kültürel zenginliklerine ve değerlerine sahip çıkma bilinci geliştikçe, geçmiş ile günümüz arasında köprü kurmak kolaylaşmaktadır.Bu ise ülke ve toplumların hayatında kesintileri ortadan kaldırıp devamlılığı sağlamaktadır.

      Güzel ve bahtiyar ülkelerdeki herkesin,hayatı ,dopdolu yaşaması ve gerçek vatandaş olması o yurdun sahip olduğu tarihi, sosyal, kültürel,bilimsel,sanatsal zenginliği bilmesine ve ondan haz duymasına bağlıdır.Bu tür faaliyetlerle haşır- neşir olan, duygu ve düşüncede derinleşmiş, ruh güzelliğine kavuşmuş ve gönül zaferine erişmiş insanlar toplum hayatının gerçek unsurlarıdır.Böyle  insanlar varoldukça ve çoğaldıkça bunların verdiği ışıkla nice güzel insanlar oluşacak ve hayat bulacaktır.

    Günümüzde ekonomik hayatta olduğu kadar,siyaset,sanat,eğitim,kültür ve teknoloji alanında baskısını hissettiren küreselleşme, dilleri,dinleri,ırkları,renkleri ve coğrafyaları ne olursa olsun insanları birbirlerine yakınlaştırmaktadır.Bu yakınlaşmanın sonucu olarak da insanlar farklı coğrafyaları,farklı kültürleri ve farklı uygarlıkları tanıma ve diyalog kurma imkanına kavuşacaktır.Bu konuda  ...............SOR...............................................akrabam Haşim Albayrak doğup büyüdüğüm,ilk kültür ve benliğimi aldığım baba toprakları ile ilgili yaptığı çalışmayı bana getirdiğinde oldukça duygulandım.Her ne kadar Fatih’te yaşıyorsam ve oranın belediye başkanlığını yapıyorsam da sonuçta benimde baba ocağından aldığım bir kültür var.

        Günümüzde baba ocağımın olduğu topraklarla ilgili oldukça fazla miktarda spekülasyonlar yapılmaktadır.Fakat biz konunun aslını bilmemekteyiz.Bu konuda araştırmacılara iş düşmektedir.Bizi, yaşadıkları toplumları bilgilendirmelidirler.Haşim kardeşimin çalışmalarına baktığımda bu bilgilerin çoğuna rahatlıkla ulaşabileceğimi gördüm.Haşim,Doğu Karadeniz’in kısa tarihçesinin yanında buraya kimler,hangi soylar,hangi boylar,hangi milletler gelmiş ve bunlar şimdi ne olmuş onları araştırmış.Yani Doğu Karadeniz’in etnik tarihini incelemiş.Ben çalışmalarını karıştırırken özellikle Doğu Karadeniz’in kültürü olarak nitelenen “Pontus Kültürü”nün  Doğu Karadeniz’e etkisine baktım.Haşim kardeşim, konusunda oldukça uzman.Literatürü çok zengin ve tarafsız bir kimlikle incelediği, konusunda en etkin isimlerden biri.O etkinlik içinde aslında Pontus kültürünün yerinin azlığını öğrendim.Çünkü bölgemiz, tarihte o kadar çok kültürel değişime uğramış ki bugünkü manada Pontus anlayışının bölgemizde etkinliğinin olamayacağını tarihsel veriler ışığında öğrendim.

    Merak ettiğim bir şey vardı:Haşim kardeşim’e ,“tamam da neden bana önsöz yazdırıyorsun,benim bu konularda fazla bilgim olamayacağını bilmiyor musun” dediğimde, o da benim bölge kültürüne mimari alanda kalıcı olan çalışmalarımdan dolayı, bölgemin kültürel bir parçası olduğunu ve önsözle bunun yazı hayatına da girmesini istediğini belirtti. Bana göre baba ocağımın olduğu toprakları unutmadım.Her vatandaş gibi ata yurduma her zaman ilgi göstermekteyim ve yapabileceğim ne varsa her zaman yapmaya hazırım.

        Topluma faydalı olacağına inandığım bu çalışmaya önsöz yazmaktan kıvanç duyuyor ve bu çalışmanın günümüzde ve gelecekte Türk tarihine,Doğu Karadeniz tarihine ışık tutmasını umuyor ve hayırlara vesile olmasını diliyorum.

                                                                                                                      27.02.2003

                                                                                                                 EŞREF ALBAYRAK

                                                                                                    İstanbul Fatih Belediye Başkanı