.


Oflu Hocalardan Ahmet Hulusi Serdaroğlu

Ahmet Hulusi Serdaroğlu, Of ve Çaykara’nın yetiştirdiği önemli kişi ve alimlerden biridir.<br />
1911 yılında Çaykara’nın Aşağı Kumlu köyü Serdarlı mahallesinde dünyaya geldi. Babası Mustafa Efendi, annesi Asiye hanımdır. Dedesi meşhur alimlerden Muhammet Bahauddin’dir.
Ahmet Hulusi Serdaroğlu, 1930-1940 yılları arasında dedesinden okuyarak icazet almıştır. Daha genç yaşında Arapça okutmaya başlamış, resmi görev aldıktan sonra da ders okutmaya devam etmiştir. Ders okutmayı çok severdi. Disiplinli ve
başarılı bir öğrenci idi. Verdiği dersi takip ederdi. Kendisinden aldığı dersi bir gün sonra kendisine tekrar edemeyen ve dersi
aldığını kanıtlayamayan öğrenciye yeni bir ders vermez, o derse iyice çalışmasını ve onu iyice anlatmasını söylerdi.
Kendisinden icazet alanlardan bir kısmı Ahmet Ziyaeddin Zengin gibi ders okutmaya devam etmiş, büyük kısmı ise Diyanet İşleri Başkanlığında çeşitli görevlerde bulunmuşlardır. Bunların hepsi değil müftü, vaiz gibi ve daha üstü görevlerde bulunmuş olanlardan bazıları şunlardır: Lütfi Şentürk, İrfan Şentürk, A. Şükrü Serdaroğlu, A. Ziyaeddin Zengin, A. Hulusi Başoğlu, Fahri Başoğlu, Ahmet Zaifoğlu, Ahmet Kaygısız, Hayrettin Aslanoğlu, H.Ali Gedik, RaifKorkmaz, Eyüp Zorlu, Harun Aytaç, Zeki Şemşek , Ömer Şahin, İlhami Güvendir, Mehmet Bektaşoğlu.
Ahmet Hulusi Serdaroğlu’nun öğrencileri sayı olarak incelendiğinde İmam-Hatip Kur’an Kursu öğrencileri,müftülük ve vaizlik öğrencilerinden daha çoktur.
Ahmet Hulusi Serdaroğlu, Nevşehir vaizliği, Tosya müftülüğü, gezici vaizlik ve son olarak ta Teftiş Kurulu üyeliğinde bulundu. Ayrıca din görevlisi olarak 1960 yılında Kore Değiştirme tugayı’nda görev yaptı. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın açtığı hizmet içi eğitim kurslarında müftü, vaiz ve Kur’an Kursu öğreticilerine ders verdi.
Vaaz etmeyi çok severdi. Cemaat genellikle vaazlerde hikayeden hoşlanır. Ahmet Hulusi Serdaroğlu Hoca ise hikaye anlatmayı sevmezdi. Ancak cemaatın dikkatinin dağıldığını fark edince onlara bir hikaye anlatır ve sonrada “bu hikayeden çok hoşlandınız ama maalesef bunun aslı yoktur. Ben sadece sizin dikkatinizi toplamak için bunu anlattım” derdi.
Dini konularda kesinlikle taviz vermezdi.Kendisini ziyaret edenler mutlaka ondan bir şeyler öğrenirlerdi. Hastalığında bile kendisini ziyarete gelenlere, o günün basında ve televizyonda tartışılan konulardan bilgi aktarmaya çalışırdı.
Resmi görevleri sırasında bazı eserler de tercüme etmişti. Bu eserlerin en önemlisi İmam Gazali’nin ünlü “İhya-ı Ulum-i Din” adlı eseri gelir. Onun dışındaki tercüme eserleri Mevzuat-i Aliyyü’l-kari”, “Tecrid_i İslam”, “Eyyühe’l- Veled”, “Tasavvufi Hakikatler”, “İslam’da Helaller ve Haramlar” (Lütfi Şentürk ile beraber), “Ahiret Günü” (Lütfi Şentürk ile beraber) adlı kitaplardan başka Diyanet İşleri Başkanlığınca basılan ve kendisinin de aralarında bulunduğu bir heyet tarafından
hazırlanan “Seçme Hadisler” adlı yayınlanmış kitapları vardır.
Ahmet Hulusi Serdaroğlu, bir olaya çok üzüldüğünü söylerdi. Ankara’da Kocatepe Camisi inşaat halindeyken, bodrum katında Cuma ve vakit namazları kılınıyordu. Ramazan ayında bir Cuma, hoca burada vaaz ederken kürsüde bayıldı. Hastaneye kaldırıldı. Ancak beş saat sonra ayıldı. “neredeyim?” diye sordu. Hastanede olduğu söylenince “eyvah, fırsatı kaçırdık” dedi. Kendisine “hangi fırsatı kaçırdığı” sorulunca; “Cuma günü camide vaaz ediyordum. Oruçluydum. Bir ara cemaate kelime-i şahadet getirelim dedim ve hep birlikte kelime-i şahadet getirdik. İşte ondan sonrasını hatırlamıyorum. Bayılmışım. Böylece ölmek isterdim. İşte kaçırdığım fırsat bu” diye cevap verdi.

İyi bir din âlimi olan Ahmet Hulusi Serdaroğlu, 18.09.1999 cumartesi günü vefat etti. Cenazesi uzun süre vaaz ettiği
Ankara’daki Hacı Bayram camisinde kılındıktan sonra Karşıyaka mezarlığı’na defnedildi.
Haşim Albayrak 2006