|
1916 OF
Direnişinde Fotgene (Taşçılar) Köyü
1916 yılında Ruslara karşı yapılan savaşlarda Oflulardan
direnişe katılanlar ile ilgili olarak şimdiki Dernekpazarı'na
ait Fotgene (Taşçılar) köyü ile ilgili tespit edebildiğim
bilgiler aşağıdadır. Şüphesiz daha çok bilgiler vardır ancak bu
bilgilerin bana ulaşması gerekmektedir ki yakında çıkacak üçüncü
baskı Of Direnişinde yer bulabilsin
Hüseyinefendioğulları'ndan Mahmut oğlu Hüseyin (akrabası
sonradan ''Keskinci'' soyadını almıştır) ve Hüseyin'in kardeşi
Hasan Of savaşlarında şehit düşmüştür.
Lasiroğlu Yusuf'un oğlu Abdurrahman (sonradah Cevher soyadını
almış olup Gazilik Beratı sahibiydi)
Mustafa Aygır (Of'ta olduğu gibi Milli Mücadele'de de
savaşmıştır. Gazilik Beratı almış 1982'de ölmüştür.)
Mutuloğlu Şükrü (Sevinç) (Of ve Sultan Murat Savaşlarında
mücadele vermiş gazi sıfatıyla 98 yaşında ölmüştür.) Şimdiki
soyadları Mutlu'dur.
Hamit Ardıç: 1875 doğumludur. Of-Rus savaşlarında gösterdiği
insan üstü çaba ve sağladığı büyük başarıyı Kurtuluş Savaşı'nda
da tekrar etmesi Atatürk'ün gözünden kaçmadı. Ardıç, Atatürk'ün
takdir ettiği ve mektup gönderdiği ender insanlardan biridir.
(Bu özel mektubu araştırmalarıma rağmen bulamadım) Onun bir
özelliği de Oflu olmakla övünmesiydi.
Ahmet Erdil yöremizin aklı yerinde, dinç en yaşlı gazilerinden
biridir. 1985 yılının 7. ayında Amasya'nın Suluova ilçesinde
kendisiyle yaptığım görüşmelerde genel olarak aşağıdaki
bilgileri verdi.
''1900-1917 yılları arasında, Doğu Karadeniz Bölgesinde
oturanlar için yeni bir geçim kaynağı çıkmıştı. Bu geçim kaynağı
Rusya'nın Osmanlılara sınır olan şehir ve kasabalarında tütün ve
çay işçisi olarak çalışmaktı. O dönemlerde her yılın belli
zamanlarında mevsimlik işçi olarak Rusya'ya gidiliyordu. Ahmet
Erdil'de Rusya'ya mevsimlik işçi olarak gittiğinde I. Dünya
Savaşı başlamak üzereydi. Orada mevsimlik işçi olarak çalışan
işçilerin bir kısmı savaş başlayınca hemen geri döndü. Orada
kalanlar ise Rusların emri ile geri gönderilmedi. Hepsi dolaylı
olarak esir sayıldılar. Bunlar içinde askerliğe elverişli 12.775
kişi (evet yanlış okumadınız onikibin yediyüz yetmişbeş kişi)
Sibirya'ya sürüldü. Daha sonra burada esir kamplarında salgın
hastalıklar başgösterdi. Bu 12.775 kişiden çoğu bu hastalıktan
kurtulamayarak öldü. Düşünün eli silah tutabilecek, genç dinamik
durumdaki bu vatandaşlar Of'ta olsaydılar, Ruslara kök söktürmez
miydi? Şimdi Doğu Karadenizli çoğu büyüklerimiz dedem, dayım,
amcam, dedemin kardeşi yada babam Ruslara esir düştü gelmedi
derler. İşte gelmeyen, gelemeyen, ailesinden vatanından ayrı
kalan ve gurbet elde hiç bir şey yapamadan kaybolan veya şehit
olan 12.775 kişi; bunlar içinde Taşçılar köyünden
Kocaoğlu Mustafa
Ekizaoğlu Hasan
Zehiroğlu Mustafa
Mollaömeroğlu Ömer,
sadece bir kaçı kurtulabilen çok az kişiden biri olan Ahmet
Erdil adlı gazimiz uzun maceralar geçirerek memleketine kaçarak
hemen yurt hizmetine koşar. (Bu konudaki kaçış maceralarını
Konuşan Karadeniz adlı, yine Çaykaralı Hacı Ferşat Efendi'nin
torunu İbrahim Ferşat tarafından 1987 yılında çıkartılan
derginin 1. sayısının 27. sayfasında Önder Abdik imzalı ''Canlı
Tarih Gazi Ahmet Erdil) adlı röportajda okuyabilirsiniz
Haşim Albayrak Araştırmacı Tarihçi - Yazar
|
 |
|