|
Osmanlılar Döneminde Trabzonda Spor
Trabzon, İstanbul ve İzmir'den sonra Türkiyenin en eski spor
merkezlerindenbiri olan ildir. Tarihin her döneminde Trabzon'da
spor yapıldığına dair kaynek ve belegeler vardır. Burada
Osmanlılar döneminde Trabzon'da yapılan spor faaliyetleri ile
ilgili bilgileri bulacaksınız. Ancak bu bilgiler ile ilgili
kaynak ve dipnotlar yer almamaktadır. Bunlar inşallah basılacak
kitabımda yer alacaktır.
OSMANLILAR DÖNEMİNDE TRABZONDA SPOR
Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluş yıllarında Söğüt, Domaniç,
Bilecik ve Eskişehir yörelerinde kampçılık ve dağcılık doğal
spordu. Göçebe yaşantıdan kalma alışkanlığa ve bölgenin coğrafi
şartlarına uygun olarak yazın yaylalara çıkılırdı. Aynı olay
günümüze kadar Trabzon'da da devam etmiştir. Bu yaylalarda
obalar arası güreşler, menzile ok atmalar, cirit oyunları ve
avcılık yapılırdı.
Osman Bey kurduğu ilk Osmanlı askeri birliklerinin eğitimine
bizzat önem verirdi. Sefer olmadığı zamanlarda orduda, eğitime
hazırlık için eğitim niteliğinde spor sayılan yarışmalar
düzenlenirdi.
Orhan Gazi döneminde ilk kez Sipahi Bölüğü kurulmasıyla
binicilik sporu orduda bir meslek haline gelmiştir. Yine bu
dönemde okçuluk ve ok atma yarışmalarına önem verilmiştir. Öte
yandan avcılık sporu da bu dönemde akıncılık ve savaş
faaliyetlerine hazırlık kabul edildiğinden bu alanda da Orhan
Bey'in kardeşi Süleyman Çelebi öncülük ederek avcılık sporunun
yaygınlaşmasını sağlamıştır. Süleyman Çelebi ve I. Murat
zamanında Rumeli'de Kırkpınar güreşleri başlamıştır.
Yine I. Murat zamanında Anadolu'da özellikle güreş ve avcılık,
savaş hazırlığı olarak gelişmiştir. Ancak Yıldırım Beyazıt
dönemi ise daha çok savaşlarla geçtiği için halk spora fazla
zaman bulamaz. Bu dönemde padişah avcılığa önem verdiği için
SEKBAN sınıfını yeniçeri ocağı içinde ordunun av işlerine
çıkması görevlerini düzenleme amacıyla kurmuştur.
Mehmet Çelebi döneminde güreş, binicilik, ordu sporu olmuştur.
Anadolu'da cirit halk arasında yaygındı. Bu dönemde Trabzon
Pontus İmparatorluğu dönemini yaşayan Trabzon'da ise cirit hiç
görülmemektedir. Anadolu'da olduğu gibi güreş ve at yarışlara
ise daha yaygındı.
II. Murat döneminde Anadolu'da Osmanlılara daha çok toprak
katılmış, at yarışları, güreş, cirit atma halk arasında
yayılmıştır. Sarayda ise ok atma yaygındı. Padişah II. Murat
usta bir okçu idi.
Trabzon, Fatih Sultan Mehmet tarafından 1461 yılında fethedildi.
Bu tarihlerde Türk sporu ordunun, saray teşkilatının ve halkın
elele vererek zevkle yaptığı uğraş haline gelmişti. Bu dönemde,
Türk tarihinin ilk kez su sporlarına başlanmıştı. Bahriye
Kanunnamesi'nde levent olacak deniz askerinin yüzme bilmesi
mecburiyeti bulunmaktadır. Bunun yanında at sporları, binicilik,
avcılık, önemini kazandı. Yine ilk kez bu dönemlerde sporla
uğraşanlara ilgi gösterilmiş ve bunlar teşvik görmüştür. Bu
dönemde Trabzonlular, Ege bölgesinde yaşayan halk kadar olmasa
da levent olma şansına sahiptiler.
Öte yandan fetihten önce de Meydan işlevi gören yer Fetihten
sonra da şehir meydanı olarak işlevini yürüttü. Hatta ''Trabzon,
Fatih Sultan Mehmet tarafından 1461 yılında fethedildikten sonra
Kavak Meydanı (Bugünkü Kavak Meydanı Mahallesi) bir spor meydanı
haline getirilip buralarda spor karşılaşmaları yapılırmış.
H. 926 (Miladi 1520), H. 961 (Miladi 1554) kaynaklarında
Trabzon'un mahalleleri arasında meydan mahallesi vardır. Bu
mahalle H. 961'de Kabak meydanı olarak anılmıştır. Bu mahallenin
öbür adı Mescidi Hoca Alizade Mehmet Çelebi olarak geçmektedir.
1518'de Trabzon valisi olan İskender Paşa 1519'da şimdi Meydan
diye adlandırılan Meydani Şarki'nin çevresinde çeşme yaptırdı.
Şakir Şevket:
''... Kavak Meydanı eskiden beri spor alanıdır. Burada Yavuz
Sultan Selim'in valiliği zamanından kalma dikili ok menzili
taşları vardır'' demektedir.
Evliya Çelebi'ye göre ''paşalar askerleriyle Kavak meydanına
gelip cirit oynarlar. Burası büyük ve geniş bir yerdir. Meydanın
ortasında üç gemi direğini birbirine bağlayıp dikerler, tepesine
altın yaldızlı bir top koyarlar, bütün biniciler bu topa cirit
atarlar. Vurana armağan verilir''.
Theophille dyrole Seyahatnamesi'ne göre Kavak meydanı genellikle
bayram yeridir. Eski mezar taşlarının bulunduğu bu yerde,
türbelerin çevresinde uzanan çayırlarda atlılar cirit oynarlar.
Ancak Cumhur Odabaşıoğlu Trabzon'un mahalleleri arasında
1461-1520'de Meydan Mahallesi 1576'da Kavak Meydanı, 1930'da
Kavak Meydanı'nı saymaktadır. Öte yandan Kavak Meydanı/Kabak
Meydanı'nın zamanında cirit meydanı olarak kullanıldığını
belirtmektedir. Ayrıca Ayasofya Mahallesi'nin bir kısmının bu
mahalleye bağlı olduğu belirtilmektedir.
Bir başka kaynakta ''Araklı Kariyesinde daha önce Tekfur'un
(Trabzon'un son kralı olan David Kommen'in) Kabak Meydanı olan
bir çayırlık''tan bahseder ise de bunun Trabzon'daki Meydan ile
ilgisi aynı özelliklere sahip olması olarak gösterilebilir.
Sonuç olarak adı zikredilmeyen birçok kaynakta; özellikle de
seyahatnamelerde Trabzon'dan bahsedilirken mutlaka Meydandan da
bahsedildiği göze çarpmaktadır. Demek ki spor sahalarının
olmadığı dönemlerde spor alanı olarak yeşil alanlar, meydanlar
kullanılıyordu. Trabzon'daki meydan ise, yüzyıllar boyunca
mahalleleşmeye gitmiş ağırlığı Orta Hisar olan şehir merkezinin
batıya doğru gelişmesini sağlamıştır. Günümüzde bu spor meydanı
devlet tarafından Orman Bölge Lojmanları olarak
kullanılmaktadır. Onun yerine de hemen alt mahallede (Ayasofya
mahallesi) H. Avni Aker Stadı yapılarak spor alanı eksikliği
giderilmeye çalışılmıştır.
Yine biz Osmanlı döneminde Trabzon ile ilgili spor kaynaklarına
bakalım:
Dede Korkut'un yazdığı Kanturalı (gerçek ismi Turali Bey olup
Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın dedesi) hikayesinde Kanturalı
Bey'in Trabzon'da Sarı donlu Selcan Hatun ile evlenebilmek için
Trabzon'da yapılan spor karşılaşmalarına katılır. Birinci olup
onunla evlenmeye hak kazanır. Tekfur kızı, Selcan'ı vermez. Kız
ona kaçar. Tekfur peşlerine asker salar. Hikaye bu kovalamaca
sırasındaki mücadeleyi anlatır. Sonuçta Kanturalı, Selcan
Hatun'la evlenir.
Trabzon valisi Hoca Ahmet Paşa, Tortum valisi Seydi Ahmet
Paşa'ya rüşvet olarak yedi adet cirkab tirkeş (okluk), topuz ve
baltalar ile at ve katır hediye etti.
Trabzon'da doğan, çocukluğu Trabzon'da geçen Şehzade Süleyman'ın
sağlık ile ileri derecede ilgilenmesinin nedenlerini Trabzon'da
aramak gerekir. Sağlığı korumanın en önemli yolu spor olduğuna
göre Trabzon'daki eğitim faaliyetlerinde askeri eğitimi
sırasında sporla iç içe olduğu kesindir. Kanuni'nin çocukluk
arkadaşı Trabzonlu gezgin Aşık Çelebi (Mehmet Aşık)'la
Trabzon'da balık avcılığının özellikle hamsi avcılığının çok
önemli olduğunu yazar. Hamsi ile ilgili birçok bilgi verir. Daha
sonra bu bilgiler bir çok seyyahın ve araştırmacının temel
kaynakları olur.
Balıkçılık ve Trabzon ile ilgili Trabzon İskele Kanunnamesi
vardır. H. 961'de Trabzon Livası Kanunnamesi'nde yer alan bu
kanun maddelerinde Madde 17: Trabzon livasında ne kadar balık
olursa her cinsinden öşür alınacaktır.
Madde 9: Trabzon Delaliye Kanunnamesi balık avlayan ve sula
tabir edilen sandallardan iki akçe alınır.
Bu kanunları Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'ndeki ''Trabzon
halkı yedi sınıftır'' sözü ile pekiştirelim. Bu yedi sınıfın üç
sınıfı spor ile ilgilidir. Bunu şöyle açıklar.
1- Kılıç, bıçak, Trabzon baltası yapan çuha feraceli
sanatkarlar,
2- Balıkçılar,
3- Deniz taşımacılığı ile uğraşanlar.
Hamsi ve balık spor değil de meslek olarak düşünüldüğünde ''Spor
ile ne ilgisi var?'' sorusunu gündeme getirir. Balıkçılık
kayıkla, yelkenli ile yapılıyordu. Yüzme bilmeyi, gerekirse uzun
süre yüzmeyi gerektiriyordu.
17. ve 18. yy.daki bütün gezginlere göre seyahatnamelerde ve
diğer kaynaklarda Trabzon'da cirit oynandığı ve Meydan'da cirit
yapılabilmesi için gerekli tesislerin bulunmasından bahsedilir.
Ancak daha sonraki kaynaklarda cirit oyunu kesilir.
Bunu şöyle açıklayabiliriz:
1- Cirit oynayanlar, daha çok Trabzon'a 16. ve 17. yy.larda
göçenler tarafından oynanırdı.
2- Trabzon'da yeterli sayıda at yoktu. Ancak çok uzakta (Sürmene
ve Of'ta) bulunan büyük at ahırlarında askeriye ye ait at
bulunmaktaydı. Şehir ve kazalarının çok engebeli olması
Trabzon'da attan çok katır bulunmasını gerektiriyordu. Bu
nedenle Trabzon'a göç eden Türkmenlerin gelenek halinde
oynadıklar cirit oyunu at sayısı azaldıkça önemini kaybetmiştir.
3- 17. yy.dan sonra Trabzon, Rusya ile yapılan savaşlarda doğu
cephelerinin üs merkezi durumundadır. Bu nedenle doğuya,
Kafkaslara ve Kırım'a Trabzon'dan asker ve malzeme sevkıyatı
yapılırdı. Dolayısıyla oynayacaklar silahları ve atları ile
askere gittiklerinden ve atın Trabzon'a uyum sağlayamaması
yüzünden cirit oyunu önemini kaybedecektir.
Trabzon'da Osmanlılar dönemindeki olaya hükümdarlar yönünden
bakılırsa Yavuz Sultan Selim'in uzun yıllar valilik yaptığı
Trabzon'dan, Gürcüler ve Şiilere yaptığı seferler dışında hiç
ayrılmamıştır. Yaş itibariyle eğitim dönemini aştığı için boş
zamanını genellikle sporla geçirirdi. Çok disiplinli, güçlü,
kuvvetli, gözü pek biri olması yüzünden yeniçeriler tarafından
sevilmiş, padişah olmasına en büyük neden ortaya çıkmıştır.
Özellikle atı Karabulut'a verdiği değer Trabzon'da binicilikte
usta olduğunu gösterir. Öte yandan avcılıkta ve okçulukta babası
II. Beyazıt ve dedesi Fatih Sultan Mehmet gibi mahirdi. Ayrıca
satranç oyununda da çok usta idi.
Trabzon'daki Kavak Meydanında Yavuz Sultan Selim şehzadeliği
döneminde ok atarmış. Öte yandan Trabzonlu gençlere de ok atma
öğretimi ve yarışmaları yaparmış.
Kanuni Sultan Süleyman'ın Trabzon'daki çocukluğu döneminde onun
eğitimi sırasında kılıç, ata binme, okçuluk, avcılık, koşu gibi
çeşitli sporları yaptığı aşikardır. Onun döneminde spor İstanbul
ve askeri birlikler dışında Anadolu'da yayılmaya başlamıştır.
Ancak asıl yayılma III. Selim zamanında gerçekleşmiştir. Çünkü
onun zamanında da pek savaş yapılmamış, Anadolu halkı
zenginleşmiş en refah dönemini yaşadığı bu devirde spora büyük
imkan bulmuştur. Bunun sonucunda Anadolu'da spor için bir spor
alanı yapılmıştır. Trabzon'da spor alanı ile ilgili bilgilere
Köprülü Mehmet Paşa döneminde rastlanmaktadır. Bu dönemde
Trabzon, Antep, Urfa, Diyarbakır gibi büyük kentlerdeki büyük
alanlarda, güreş yarışmaları, ok atma müsabakaları, ok atıcılığı
yapılmıştır. Bunun dışında Anadolu'nun hemen hemen her şehrinde
binicilik, ok atıcılığı, güreş ve yüzme gelişmiştir. Bunlara ek
olarak Trabzon'da balık avcılığı, kürek çekme, dağ ve nehir
avcılığı gibi sporlar gelişmiştir.
|
|
|