.

 

Adı Rize'de Bir Köye Verilen Oflu Hoca

HÜSEYİN EFENDİ (ADINA RİZE’DE KÖY ADI VERİLEN OFLU HOCA)

Rize’nin Kalkandere ilçesi Hüseyin hoca köyüne adını veren Müderris Hüseyin Efendi’nin ataları Of Hayrat’a bağlı Küçük Meseroş (Göksel) köyünde yaşarlardı. Aileden bir kol sahile yakın arazilere yerleşmek için kuzeye doğru yola çıkarlar. Bunlar Sivane köyü’ne yerleşirler. Burada Güvelioğulları olarak anılırlar. Güvelioğullarının bu kolundan gelen Müderris Hüseyin Efendi’nin dedesi Çakır Ali, babası İshak Efendi’dir. Sivane köyünde 1833 yılında doğmuş olup aynı köyde 1888 yılında 55 yaşında iken ölmüştür. İlk eğitimini köy camisinde köy imamından alır. Daha sonra İstanbul’a giderek burada eğitimin tamamlayıp müderris olur. Buradaki talebe arkadaşlarından biri olan Güneyce/ Vardalı Osman Niyazi Efendi’den önce icazet alır. Aynı hocalardan aynı eğitim almalarına rağmen Osman Niyazi’den on sene daha önce kendi memleketinde müderrisliğe başlamıştır.

1869 yılında Karadere merkezde Osman Niyazi ve Hüseyin Hoca önderliğinde bir medrese yapılarak müderrisliğine Müderris Hüseyin Efendi getirilir. Daha sonra bu medrese çevre halkının yardımları ile genişletilir. Özellikle Müderris Hüseyin Efendi’nin bacanağı Kahvecioğlu Mansur Efendi’nin de yardımları ile medrese büyük bir külliye haline getirilir. Rize ve çevresinin en büyük medresesi olur. Bu nedenle bu bölgenin adı 1913 yılından sonra medrese mahallesi olarak değiştirilir. Müderris Hüseyin Efendi, 1886 yılına kadar burada tek başına müderrislik eder. Fakat tek başına yetmeyince Zisinolu Ganiömerzade Mahmut Efendi’yi yanına çağırır. Medresenin yanında büyük bir cami inşa etmeye başlar. İlk dönem talebelerine icazet verir. Ancak ikinci grup talebelerine icazet vereceği sırada hastalanır ve 2 Aralık 1888 tarihinde vefat eder. Vasiyetinde ölümünde evinin önünde gömülmek istediğini belirtmesine rağmen, medresenin önünde gömülmesinin daha uygun olduğu düşüncesiyle medresenin batısında (Bugünkü Kalkandere Hükümet Konağı’nın arkasındaki Belediye Lokali’nin yerinde) açılan mezara gömüldü. Yaptırmaya başladığı camide 1889 yılında tamamlanarak ibadete açıldı. Yerini Zisinolu Mahmut Efendi alarak ondan kalan bütün görevleri yerine getirdi.

1305 H. (1889) tarihli Trabzon Salnamesi’nde bu medresede 74 talebenin öğrenim gördüğü belirtilir ki bu rakam Rize’nin hiç medresesinde yoktur.

1916 yılında Rusların bölgeyi işgali üzerine medrese kapanır. Rusların geri çekilmesinden sonra ise Ganiömerzade Mahmut Efendi’nin çok yaşlı olması nedeniyle gelememesi üzerine medrese açılamaz. O arada Çaykara Gorgoras (Eğridere) köyünden genç bir müderris olan Sadzade Hüseyin Efendi, medreseyi yeniden faaliyete geçirmeye çalıştı ise de kısa zaman sonra 1924 yılındaki eğitimin birleştirilmesi ve medreselerin kapatılması kanunu nedeniyle medrese kapatıldı. 1930 yılında buranın nahiye müdürü tarafından bu çevrenin en büyük medresesi yıktırıldı. 1932 yılında medrese etrafındaki mezarlarda kaldırıldı. Bu nedenle 44 yıl önce ölen Müderris Hüseyin Efendi’nin mezarı toprağı ve kemikleri ile birlikte yerleştirildiği yeni tabut ile orada bulunan akrabaları tarafından mezar taşları ile birlikte alındı. Köyünde evinin önünde gömüldü. Böylelikle daha evvel hoca efendinin istediği vasiyeti de yerine getirilmiş oldu.

Müderris Hüseyin Efendi’nin iki defa evlendiği rivayet edilmektedir. İlk evliliğini kendi köyünden olan Karaibrahimoğlu ailesinden bir hanım ile yapmış olup bundan çocuk sahibi olmamıştır. İkinci evliliğini ise Kalkandere Aksu mahallesinden Kakoyanoğlu İbrahim kızı Raziye Hanım ile yapmıştır. Raziye hanımdan olan oğlu Şemsi 1889 yılında yani babasının ölümünden bir yıl sonra ölmüştür. 1874 doğumlu kızı Şerife akrabası Arif oğlu Osman Efendi ile evlenmiş olup 1908 yılında 34 yaşında ölmüştür. Sadettin adlı oğlu 1916 yılında 36 yaşında öldü. Kemal adlı oğlu 1917 yılında 32 yaşında öldü. Son kızı Safiye amcası Halid’in oğullarından Muhammed ile evlenmiştir.

1913 yılında Rize ve çevresindeki köy adları değiştirilirken Sivane köyünün adı Hüseyin hoca köyü olarak değiştirilir 1928 ve 1933 yıllarındaki Dâhiliye Vekâleti Türkiye Köy Adları listelerinde yer alır. Ancak daha sonraları bu ad İncirli olarak değiştirilir. Köylü bu değişime itiraz eder ve muhtarları İbrahim Mollaibrahimoğulları’nın da girişimleri ile bu ad tekrar Hüseyinhoca köyü olarak değiştirilir.[1]

Günümüzdeki Çalekli Dursun Efendi adıyla meşhur olan ünlü din alimi Dursun Fevzi Güven ile aynı akrabadan olup aile lakapları Güvelioğulları’dır.