|
Sahhafların son şeyhi ADİL SARMUSAK
iSTANBUL Sahhaflarının son şeyhi ve başkanı bir oflu
HACI SARMUSAKOĞLU ADİL (Adil SARMUSAK)
1941 yılında Of Hayrat Yalavaslı (Dereyurt) köyünde doğdu. Babası
Hacı Ahmet, dedesi Hafız Esat (nüfus kayıtlarına göre Sait ), onun
babası Hacı Kasım, onun babası hacı Hüseyin, onunda babası Hacı
Ahmet’tir.
Ailesindekilerin çoğu âlim ve din adamı olduklarından ilim
ortamında büyüdü. Daha beş yaşında iken Kur’an okumaya başladı. O
günleri kendi ağzıyla şöyle anlatır: “Anneannem okumuş, âlime bir
hanımdı. Üvey ağabeyi Bursa’da Ulu camide15 yıl boyunca imamlık
yaparken oda yanında olduğundan ondan ilim ve feyiz aldı. Bu
bilgilerini köyümüzdeki bulunduğumuz mahallede bize aktarmaya
başladı. Ufacık çocuk iken ondan okuduk.5 yaşından sonra bir
taraftan da köyümüzdeki caminin yanında bulunan cami evinde köy
imamı Kel Hoca bizi okutmaya başladı. O zamanlar din eğitimi yasak
olduğundan gizli gizli okutuyordu. Kitap olmadığı için (eski dini
kitaplardan bulunanlar köy meydanında yakılıyordu), hocamız kitap
yok diye Pazaryerlerinden topladığı beyaz kâğıtlar üzerine yazarak
bizleri okutuyordu. Biz içeride okurken talebelerden dışarıda
gözcülük yapardı. Eğer köye jandarma gelirse biz elimizdeki ders
kâğıtlarını buruşturur odanın ortasındaki teneke sobaya atardık.
Sonrada pencereden atlayarak fındıklığa kaçardık. Çocukluğumuzda
bu bize oyun gibi gelirdi. Ne olduğunu anlamazdık bile.”
Adil Sarmusak, daha sonra akrabalarından büyük âlimlerden
Hacısarmusakoğlu Hasan Efendi’den Kur’an okuyup, köy imamından da
Arapça okumaya başladı. Asıl eğitimini Maki boğazının en ünlü
âlimlerinden Hacı Abdülhalim Efendi’den Kono köy medresesinde
1949-1950 ve 1951 yıllarında okudu. 1952 yılından sonra da
Taflancık köyünde sarf, nahiv ve fıkıh dersleri okudu. 1953
yılından sonra da Rize’nin Kalkandere ilçesi Fındıklı köyünde
imamlık yapan ve talebe eğitin Dursunali Sarmusak (emekli müftü)
Efendi’den ilmükelam ve belegât dersleri aldı. 1954- 1955 ve 1956
yılları arasında daha önce talebesi olduğu Abdülhalim Efendi’den
müderrislik yaptığı Harvel köyünde okuyarak 1956 yılında ondan
icazet aldı.
Adil Sarmusak Efendi, ilk hutbeyi kendi köyünde okudu. İlk olarak
kürsüye Kalkandere ilçesi Kayabaşı Merkez camiine çıkarak verdi.
1957 yılında Babaeski’nin Kum köyünde fahri imamlık yapmaya
başladı. 1958 yılında Rize’ye giderek dönemin önemli din
adamlarından Rize Müftüsü Dersiam Yusuf Efendi’ye giderek ondan
imamlık görevi talebinde bulundu. O günleri şöyle anlatıyor: “
genç bir delikanlı iken, henüz sakallarım bile çıkmadan Müftü
Efendi’ye başvurdum. Rize’de meşhur Dosma Camii vardı. Oraya
Ramazan imamı olmak istediğimi söyledim. Önce beni şöyle bir
gözleriyle süzdü. Sonra diviti hokkasını aldı. Bir kâğıda dörtlük
bir şiir yazdı. Al bunu oku dedi. Oku ve anlat, şair burada ne
diyor, dedi. Şiiri okuyup manalandırdım. Sonra bana bir fıkıh
kitabından bir ibare okuyup mana verdirdi. Cevaplarım çok hoşuna
gitti. Beni o zamanın büyük parasıyla 90 Lira maaşla o Ramazan
Dosma Camii’ne imam tayin etti.
1959 yılında Edirne Yağcılı camiinde imamlık etti. Oradan askere
gitti. Askerliğini 1961- 1964 yılları arasında İstanbul deniz Grup
Komutanlığı’nda yaptı. Askerliği sırasında Kasımpaşa Camii kebir
camisinde komutanlarının izniyle Cuma vaazları verdi. Bu arada da
cami imamı olan İbrahim subaşı adındaki hoca efendi’den tefsir
dersleri aldı. Askerliği boyunca Eyüp Sultan dâhil birçok camide
fahri vaazlık yaptı. Bu vaazlıkları sırasındaki bir hatırasını
Adil Sarmusak şöyle anlatıyor:
“1963 yılında Ramazan ayının Kadir Gecesi’nde Eyüp Sultan
yakınlarında bir camide vaaz veriyordum. Cami tıklım tıklım dolu.
Vatandaşın biri cemaati çiğneye çiğneye zorlukla yanıma geldi. Sağ
elimi tutarak avucumu açtı. Avucumun içine bir miktar demir para
koyarak ekledi ve bana –hoca efendi, bilmem hangi yılın bilmem ne
sadakasını sana veriyorum. Aldın kabul ettin mi? Dedi. Düşünün
yüzlerce cemaatin huzurunda, mikrofonun önünde ben ne hale geldim.
Tüm bildiklerimi de unuttum. Kubbenin başıma çöktüğünü hissettim.
Gönlümü Allah C.C. ye açarak dua ettim.
– ya Rabbi’ senin rızan için senin dinine hizmet etmek için
okudum. Bana bu ilim nimetini bahşettiğin için şükürler olsun. Ama
ya Rabbi benim rızkımı alın terime koy ki ben bu hizmeti senin
rızan için yapayım.”
Adil Sarmusak, Aralık 1965 yılında inşaat marangozu olarak
Almanya’ya gitti. Almanya’da hiç dil bilmediği için çok zorluklar
çekti. Daha önce Türkiye’de vaazlarını dinleyen bir tanıdığı ona
yardımcı oldu. Darmstad Üniversitesi’nde hocalık yapan birinden
Almanca dersi aldı. Almanca ve Arapça dilinin cümle kuruluşları
birbirine yakın olduğundan kolaylıkla Almanca'yı söktü. İş
hayatının ilk yılları dâhil din adamlığını hiç boş bırakmadı.
Zaman zaman oradaki Türklere konferans, vaaz ve sohbetler verdi.
Hocalık yaptı.
1968 yılında Frankfurt’ta arkadaşlarıyla birlikte iki katlı bir
yer kiralayarak burayı dini eğitim ve sosyal etkinlikler merkezi
yaptı. Daha sonra işe oradaki Türk devlet büyükleri de katıldı.
Türk işçileri için ibadet ve kültür derneği kuruldu. Bu dernek
kanalıyla 300 kişilik bir mescit yapıldı. Burada dernek başkanı
olarak Türkiye’den Ramazan’da din adamları getirtti. Almanya’da
1975 yılına kadar kaldı. Bu süre içinde sekiz yıl boyunca dernek
başkanlığı yaptı.
Adil Sarmusak, Almanya’dan Türkiye’den izine gelişi ile ilgili bir
anısını şöyle anlatıyor:
“1971 yılında ailemle İstanbul’a izine geldim. Bir gün hanıma gel
seni Kapalı çarşı’da gezdireyim dedim. Yola çıktık. Beyazıt’a
geldik. Tamda o arada Beyazıt camisinin minarelerinden o kadar
güzel ezan sesi geliyordu ki ezanın hazzı ile kendimizden geçtik.
Camiye namaz kılmaya gittik. Caminin şadırvanına geldik. Abdest
alacağız, su akmıyor. Su yok diye namaz kılamaz olmuştuk. Çok
gücüme gitti. Ağlamaklı oldum. Halimi gören biri bana –gel sana
abdest aldırayım dedi ve beni sahaflarda bulunan bir lokantaya
getirdi. Orada abdestimi aldım. Hanım alamadığından namaz
kılamadı.”
Adil Sarmusak, Almanya’dan sonra üç yılda Libya’da taşeron olarak
çalıştı. İstanbul’a kesin dönüş yaptıktan sonra eski cemaatinden
İsmet Tavukçuya zaman zaman uğruyordu. 1982 yılında, bir keresinde
bir kitap almak için uğradı. O ona dükkânı sattı. Böylelikle sahaf
olarak dükkanın eski sahibi ortağıyla bu dükkanda işe başlamış
oldu. 1992 yılında yine Beyazıt camiinde abdest almak için su
yoktu. Etraftaki komşularını örgütleyerek caminin bahçesine iki
artezyen kuyusu vurdurdu. Bu vesileyle camiye bir dernek kurulması
fikri gündeme geldi ve Adil Sarmusak daha sonra başkanı oldu. 1992
yılında kurulan Bayezid Camii ve Külliyesini Koruma Derneği
başkanı olarak caminin kapanmış olan külliyesini restore ederek
tekrar faaliyete geçirdiler. 1994 yılında Adil Sarmusak gıyabında
dernek başkanı seçildi. O günden bu yana dernek başkanlığı
görevini sürdürmektedir. Bunun yanında çevredeki bir çok sosyal
etkinliklerde de bulunan Adil Hoca, Eminönü İlçe Karakollarını
yaptırma Derneği kurulmasında ve bir çok karakolun onarım ve
yapımından önayak oldu. Dernek başkanı seçildi. Eminönü Sivil
İnisiyatif Platformunda görevlidir. Halen İstanbul Sahaflarda 26
numarada Kitap Sarayı adlı işletmeninde sahibidir.
|
|
|