.
   ONLUK DEV ADAM

Güzel insanları buluşturan tanıştıran, güzel insanlara selam olsun. Hayra vesile olmanın en güzel yanlarından biridir bu. Böylesi güzel insanları muhabbetle selamlıyorum. Kaderi Allah cc yazar, insanlar da yaşar. Bugün 23.8.2007.
Sabah haberlerinde, iki kolu olmayan, sağ bacağı çok kısa, sadece sol ayağı olan on yaşındaki bir çocuğu TV. de izledim. Doya-doya ağladım. Çocuğa hayran kaldım. Belki kalbi kan ağlıyordu ama gözleri gülüyordu. Sordular:
“Halinden şikâyetçi misin?” diye. Cevap verdi çocuk, boynunu büküp;
“Beni yaradan Allah, bana bunu layık görmüş, O’nu mu şikayet edeceğim, peki kime ..!?”
Aman Allah’ım ne muhteşem bir teslimiyetti o… Ne müthiş iman ve itikat güzelliğiydi o ..!
Kendimi sorguladım. Eyvah dedim, eyvah, şu 0nluk dev adamın yüreği bende yok. Sabır ve metaneti bende yok. Onun güzelliğine baktım da, kendi çirkinliğime ağladım…
Yıllar önce, 1991 senesiydi, istanbul’da arabamı park için koca bir taşı kaldırmaya kalkmıştım.
O anda belim çıkmıştı. 50 m. yürüyememiştim. Bir ay yerlerde sürünmüştüm. Sonra Rabbimin izniyle iyileştim. Bu 3 kez tekrarladı. Her seferinde kötürüm kalır mıyım acaba korkusu sarardı içimi. Sonra, kaderimizde hiç aklımda olmayan İzmir’de yaşamak da varmış. Yine rahatsızlığım nüksedince rabbimin izniyle bir makine yaptım.
Ege bölgesinde o makineyle meşhur olduk. Bel ağrısı, bel kayması ve bel fıtığı v.s. gibi rahatsızlıkların tedavisine vesile oluyorduk.
E.Ü. den de geldiler. Takdir ve taltif ettiler v.s. Tedbir bizden takdir Allah’tan. Rabbim bana şifasını verir diyen, diyebilen herkesin iyileşeceğine tüm yüreğimle inanıyorum.
Çünkü tedavi beyinde başlar. İman odur ki, görmediğine teslim olmaktır. İbrahim bıçağı misali; herkesin keser dediği İsmail’in boynunu kesmez; kesmez denilen taşı ise kesiverir.
Hayatta nice insanlar tanıdım, sorusu ve cevabı verilen imtihanda başarısız olmuşlar. Yine nice insanlar gördüm, sorusu verilip de cevabı verilmeyen imtihanlardan başarıyla çıkmışlar.
Tedavide, en büyük ilaç sevgidir. Kendini seven herkesi sever. İlhami Bey geldi mi tamam artık…
En güzel söz, az kelimeyle çok şey anlatan sözdür.
En güzel ziyaret kısa tutulandır.
En iyi tanıma kal (söz) diliyle değil, hal (davranış) diliyle tanımadır.
Ya Şafi ya Allah…
Nice hasta yürekler en kısa zamanda sağlığına kavuşur inşaallah…
Efendimiz; “beli bükülmüş ihtiyarlık ve ölümden gayri, her şeyin çaresi vardır,” buyuruyorlar. Bu iman ve inanç teslimiyeti nice olumsuzlukların, olumluya çevrilmesine vesile olur.
Hep derim ya, insanlar üç türlü, yorulurlar diye..
Bedensel, zihinsel, düşünsel. İlk ikisinde yatarsın taş gibi ama dinlenir ve kalkarsın kuş gibi.
Üçüncüsündeki yorgunluğun ilacı ise gönül dostlarıyla sohbetten geçer.
Eğer birini dinlerken dinleniyorsanız, duyunca düşünüyorsanız, düşününce yapıyorsanız ve yapınca da mutlu oluyorsanız bilin ki o kişi, sizin gönül dostudur. Çünkü insanlar gönül dostlarına her türlü soruyu sorabilir, cevap alabilirler. Eğer birine rahatça sorular soramıyorsanız ilişkinizde sınırlar var demektir…
Sahabe, Peygamberimizin sohbet (gönül) dostları demektir ve her şeyi rahatça sorabilirlerdi.
İşte düşünce yorgunluğunun ilacı gönül dostlarıyla sohbetten geçer deyişimizin sırrı budur. Mevlana’nın Şemsi aramasının sırrı, Yunus’un Taptuk Emre’yi aramasının sırrı burada gizlidir.
Sabır, şükür ve zikir silahıyla nice zaferlerin kazanıldığı, nice mutlu sona ulaşıldığını gördüm ve duydum.
Hayat insanlarla dolu… İnsanlar da dertlerle dolu. İyiyi-kötüyü; doğruyu-yanlışı kıyaslamadan öğrenemez ve bilemeyiz…
Hayat imtihanında sorular ve sorunlar bizi yalnız bırakmaz.
Cevabını bilip, bulup geçebilenlerden olanlara ne mutlu… Rabbim bizi o mutlu sonla buluştursun inşaallah.
İstanbul’da, Üsküdar Fm.de Radyo Programı yapıyordum. Bir bayan psikolog aradı.
“Hocam sohbetiniz pek güzel, lütfen bana da yardımcı olur musunuz” deyince, güldüm. “Hay Allah dedim, hiç tereciye tere satılır mı efendim” dedim. O da gülmüştü. Sonra ben ona, “sizin tereler biraz susuz kalmış, ben size azıcık su vereyim de terelerinizi sulayın da canlansın” demiştim,
Aman Allah’ım nasılda mutlu olup sevinmişlerdi…
O hesap acaba bu sözlerimiz, bazı susuz gönüllere biraz su serper mi, bilmem ki…
Bizi, güzel insanlarla buluşturup, görüştüren güzel insanlar. Tüm güzellikler sizi sarmaşıklar gibi sarsın ve gül kokusu gibi tüm yüreklere ulaşsın.
Huzurlu çalışma ve yaşam seminerleri için bizimle, aşağıdaki adresten iletişim kurabilirsiniz. Tel.; 0532. 261 01 47
Unutmayın sizlere; mahireyuboglu@hotmail.com kadar da yakınız.
Hizmetinde sınır ve sinir olmayan ve taşımayan bütün gönül dostlarına selam sevgi ve saygılar sunuyorum,

Mahir EYÜBOĞLU
Eğitimci-İletişimci Yazar
24.08.2007
mahireyuboglu@hotmail.com